Eee, ne diyelim şimdi? Hani derler ya, "büyük lokma ye ama büyük laf konuşma," İtalya milli takımı bu atasözünü herhalde sadece bir kez duymuş, sonra da üst üste üç kere Dünya Kupası'nı pas geçme kararı almış gibi duruyor. Düşünsenize, dört kez şampiyon olmuş bir ülkesin, tarihin kupalarla dolu, ama son üç turnuvadır sahada değil, kanepede popcorn yiyerek izleyici koltuğunda yerini alıyorsun. Resmen "Dünya Kupası'nın sürekli misafiri" rolünü üstlendiler, ama bu kez misafirliğe değil, kendi evlerinde oturmaya devam edecekler.
Bu son fiyasko da öyle sıradan bir mağlubiyet değil ha. Bosna Hersek'in misafiri oldular Bilino Polje'de, maçı da uzatmalarla birlikte 1-1 bitirdiler. Normalde buraya kadar "iyi mücadele ettiler" deriz ama sonrası penaltılar. Penaltı da ne, İtalyanlar için adeta bir kâbus senaryosu. Gol atamıyor, penaltı kaçırıyor, sonra da evine dönüp "nasıl kaçırdık biz bu kupayı ya" diye ağlıyorlar. Valla, Dzeko'lu Bosna Hersek, penaltılarda daha soğukkanlı davranıp o bileti cebine koydu, helal olsun ne diyelim.
Artık İtalya için "FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri play-off turu finali kâbusu" diye yeni bir film serisi çekilir herhalde. 2018, 2022 derken, şimdi de 2026 Dünya Kupası'nda olmayacaklar. Şaka gibi ama gerçek! Üç turnuva üst üste evde oturmak... Belki de Dünya Kupası'nı televizyonda izleme şampiyonluğu diye yeni bir kategori açarlar, orada rahat rahat madalya alırlar. Yoksa bu gidişle İtalyanların kupayla tek teması, müzedeki eski kupalarını tozunu almakla sınırlı kalacak gibi duruyor. Neyse, afiyet olsun o zaman Bosna'ya, artık onlar düşünsün gruptan nasıl çıkacaklarını!