Kocaelispor'un teknik patronu Selçuk İnan, Başakşehir maçı öncesi sahalara indi, ama bildiğimiz Selçuk İnan işte, topu çevirip basına da birkaç laf attı. Önce bizim Milli Takım'a başarı diledi tabii, sanki biz dua etmiyorduk ya da başarı dilemeyi unutmuştuk. Ne yapsın, hocanın görevi motivasyon, iyi ki varsın Selçuk Hocam! Bir de milli takımlara giden elemanlar dönmüyor diye dert yanmış, “Perşembe'ye kadar eksik çalışıyoruz” falan. E abi, bu çocuklar da ülkesi için koşuyor, hem bir de milli aranın tadını çıkarsınlar dimi?
Sonra gelelim Başakşehir meselesine. Hocamız demiş ki, “Başakşehir yıllardır belli bir kalitede, iyi oynayan bir takım. Ama biz de güçlüyüz, daha önce de yendik.” Biliyorsun abi, bu laflar hep aynıdır: “Rakip güçlü ama biz de gücümüzü sahaya yansıtacağız.” E yansıtın bakalım, biz de merakla bekliyoruz. Bir de taraftara sevdikleri futbolu oynatmak istiyorlarmış. Yahu kim istemez ki? Önemli olan o sevilen futbolu oynamak, değil mi? “Lig uzun maraton” muhabbetine de girmiş, düşüşler çıkışlar olurmuş. Sanki biz ilk defa lig takip ediyoruz, yeni keşfedilmiş bir bilgi gibi...
Gelelim asıl bomba konuya: Selçuk İnan Kocaelispor'da kalacak mı? Hocamızın “Kocaelispor'u ve taraftarları çok seviyorum, burada çalışmaktan onur duyarım” lafları havada uçuşurken, “Yönetimle görüşmeler oldu mu?” sorusuna da “Evet, görüşmeler yapıldı” cevabını yapıştırmış. İyi güzel de abi, “Olmaması için hiçbir neden yok, ben çok istiyorum” dedikten sonra neden “İnşallah bugün yarın netleşip sizinle paylaşırız” diyorsun? Hani hiçbir neden yoktu? Sanki bir tık daha pazarlık payı var gibi, ya da kahvede bize hava atıyor Selçuk Hoca!
Bu arada defansın sigortası Anfernee Dijksteel de “milli aralar iyi geldi” diye olumlu bir hava katmış. İyi gelmiştir tabii, bir de milli takımda Dünya Kupası'na gidememenin üzüntüsünü yaşamışlar. Neyse, Başakşehir maçına odaklanmışlar. Sakatlar da varmış, Jovanovic'ler, Petkovic'ler... Geçmiş olsun diyelim. Ama tüm bu “kalacak mı, gidecek mi” geyiklerinin arasında Selçuk Hoca'nın bir an önce imza atmasını bekliyoruz. Yoksa bizim kahve muhabbeti de bir 'tık' uzayacak, mazallah çaylar soğur!