Ya arkadaş, bu milli aralar kimine kamp, kimine resmen tatil oluyor. Bakınız Natura Dünyası Gençlerbirliği... Adı bile insana "Acaba kamp yerine spa mı yapsalar?" dedirten bu güzide ekibimiz, Trendyol Süper Lig'in o yorucu (!) temposundan sıyrılıp Antalya'ya atmış kendini. Ne yalan söyleyeyim, Volkan Demirel yönetiminde Belek'te kamp yapmak... Hani biz de gençliğimizde çok severdik Antalya'yı, denize girmeyi, güneşlenmeyi. Durun durun, yanlış anlaşılmasın, "çalışma" yapmışlar! Kulüp de sağ olsun, "antrenman maçı ve salonda yenilenme" diyerek bizi aydınlatmış. Şimdi bu "yenilenme" dedikleri şey, masaj mı, hamam sefası mı, yoksa sadece uzanıp dizi izlemek mi, orası biraz muamma tabii. Ama olsun, enerji topladıkları kesin!
Bu kadar Antalya keyfi de bir yere kadar tabii. Bugün itibarıyla o sıcacık Belek sahillerine ve o mis gibi otel odalarına veda edip Ankara'nın o bildik (!) havasına geri dönüyorlar. Ah be, Antalya'dan Ankara'ya dönmek... İnsanın psikolojisini altüst eden bir seyahattir herhalde. Akdeniz'in o gevşeten ruh halinden, Ankara'nın o ciddi antrenman sahasına geçiş... Kolay iş değil vallahi. Bakalım, bu "yenilenme" dedikleri şey, takıma nasıl yansıyacak? Yoksa kamp dönüşü rehaveti, futbol dünyasının lanetli hastalığı olarak tekrar mı hortlayacak?
Şimdi asıl mevzu 4 Nisan Cumartesi günü. Sahalarında Göztepe'yi ağırlayacaklar ve hazırlıklarına Beştepe İlhan Cavcav Tesisleri'nde devam edecekler. Bakalım Antalya'da toplanan o "Natura Dünyası" enerjisi, Göztepe karşısında da iş yapacak mı? Yoksa Volkan Hoca'nın takımının aklı hala Antalya'da bıraktıkları o "yenilenme" seanslarında mı kalacak? Valla ben merakla bekliyorum, bu kampın meyveleri tatlı mı çıkacak, yoksa biraz ekşi mi? Umarım Ankara'nın soğuk havası, Antalya'nın rehavetini hemen atmalarına yardımcı olur. Yoksa Göztepe affetmez, onu baştan söyleyeyim!