Şimdi efendim, Galatasaray'ın Napoli'den kiralık getirdiği, piyasa değeri tam 30 milyon euro gibi akıl almaz bir satın alma opsiyonuyla süslenmiş Hollandalı kanat oyuncumuz Noa Lang, geleceğiyle ilgili öyle 'büyük' açıklamalara imza atmış ki, biz bile kahvemizi yudumlarken ağzımız açık kaldı. Kendisi diyor ki, Napoli macerasından 'kesinlikle pişman değilim'. E tabii, Conte gibi efsane bir hoca sizi istiyorsa, işler istediği gibi gitmese bile 'pişman değilim' dersin, kim der ki 'eyvah ne işim vardı orada?' Hele ki 30 milyon euro bonservis muhabbeti dönüyorsa, pişmanlık lüks işidir, haklı çocuk!
Valla, Napoli'de işler 'yolunda gitmese' de, İtalya'da başarılı olabileceğine dair inancı tam. Helal olsun çocuğa, azim pırlanta gibi. Ama asıl bomba nerede biliyor musunuz? 'Kısa vadeli kariyer planın ne?' diye sormuşlar. Beyefendi de ne dese beğenirsiniz? 'Önce Hollanda Milli Takımı ile dünya şampiyonluğunu hedefleyelim. Sonra ne olacağına bakarız.' Tamam da güzel kardeşim, bu Dünya Kupası dediğin 11 Haziran - 19 Temmuz arasında ve... durun, bir saniye... 2026 Dünya Kupası mı? Bizim takvimde daha 2024'teyiz, çocuk resmen iki yıl sonrasına randevu vermiş! Biz burada 'Yarın hava nasıl olacak?' derken, o 2026'ya kadar plan yapmış. Galatasaray yönetimi herhalde bu açıklamayı duyunca, 'Ooo, çok kısa vadeli planmış Noa!' diye düşünmüştür.
Yani anlayacağınız, 30 milyon euroluk opsiyonu olan bir oyuncunun, 'Önce 2026'daki Dünya Kupası'nı alayım da sonra bakarız' demesi, kulüplerin sabır testine dönmüş durumda. Herhalde transfer görüşmelerine 'iki yıl sonra gel' notu düşülecek. Ne diyelim, inşallah 2026'da hem kupayı alır hem de nereye gideceğine karar verir. Biz de o zamana kadar çayımızı kahvemizi içer, bekleriz artık!