Galatasaray'ın bir ara "geleceğin yıldızı" diye alıp, sonra "şimdilik Udinese'de 'yeniden başla' bakalım" diye kiralık yolladığı Nicolo Zaniolo cephesinden haberler gelmeye başlamış. Aklınca menajeri Claudio Vigorelli İtalyan basınına konuşmuş, konuşmuş da konuşmuş. Meğerse bu çocuk, Udinese'de aradığı o "ideal ortamı" bulmuş, hani şu her futbolcunun kariyerinde en az bir kere "yeniden başladığı" yerlerden biri. Transferin son günü, son saniyede anlaşma yapmak da "tesadüf değilmiş" ha! Sanki yıllardır bu planı kuruyorlarmış da son gün denk gelmiş gibi. Güldürme beni Vigorelli amca!
Menajerimiz, Zaniolo'nun ne kadar "kilit" ve "lider" bir oyuncu olduğunu sayarken, geçmişteki başarılarını da bir bir sıralamış. Roma'yla Konferans Ligi kupasını kaldırmış (hem de finalde gol atmış!), Galatasaray'la şampiyon olmuş (derbide atmıştı o golü, evet hatırlıyoruz!), Aston Villa'da biraz sıkıntılı bir dönemden geçmiş ama "şıklıkla" çıkmış işin içinden (bahis mevzusu falan vardı ya, o işte). Yani demem o ki, bu çocuk her gittiği yerde bir şekilde iş yapmış, taraftarların gönlünde taht kurmuş (hele Türkiye'de hâlâ çok seviliyormuş, bak hele!). Eee, bu kadar sevilen adam neden sürekli başka takımlarda "yeniden başlıyor" diye sormak da herhalde bizim aymazlığımızdır.
Şimdi gelelim asıl mevzuya: Udinese'nin Zaniolo'yu satın alma opsiyonu var malumunuz. 10 milyon euro peşin ya da 5 milyon euroya alıp sonraki satıştan %50 pay vermek şartıyla... Menajerimiz fiyatları açıklamıyor tabii, "rakamları konuşmak için burada değiliz" diyor ama sanki tüm dünya duymuş gibi. Kendisi Udinese'de çok mutluymuş, çok iyi işler yapıyormuş. Ama aynı nefeste, "Udinese'nin niyetlerini gözlemlerken Galatasaray ile anlaşmayı tamamlamaya odaklanalım" diye bir laf ediyor ki, işte o laf tam bir menajer kurnazlığı. Hem mevcut kulübünü mutlu et, hem de eski kulübüne "beni unutmayın" mesajı ver, yengeniz de ne yapsın?
Kısacası, Zaniolo'nun kariyer otobüsü şu an Udinese durağında ama bilet henüz kesilmemiş. Menajeri de şoför koltuğunda direksiyonu bir Udinese'ye bir Galatasaray'a çevirip duruyor, diğer kulüplerden gelecek olası teklifler için de kapıları açık bırakıyor. Galatasaray da elinde kiralık verdiği, zamanında büyük ümitler bağladığı oyuncusunu, menajerinin o bitmek bilmez "pazarlama" konuşmalarıyla izlemeye devam ediyor. Bakalım bu transfer masalı, "mutlu son"la mı bitecek yoksa "bizim buralarda pek tutmadı, başka kapıya" ile mi?