Yeni sezon yaklaşırken, Trabzonspor cephesinden yine o meşhur 'köklü revizyon' rüzgarları esiyor. Malum, şampiyonluk yarışına iddialı girmek lazım, öyle değil mi? Ee, madem iddialı olunacak, rota da hemen Avrupa'daki 'bizim çocuklar'a kırılır, genelde öyle oluyor. Bu kez de Teknik Direktör Fatih Tekke'nin 'yerli kaliteyi artırın' raporuyla topa girildi. Hedefteki isim: Borussia Dortmund'dan ayrılacağı kesinleşen Salih Özcan. Vay anasını sayın seyirciler, tam bir 'yıldız' hamlesi!
Salih'in Dortmund kariyeri ise, 'beklentilerin altında kaldı' tabirinin sözlük karşılığı gibi duruyor. Adamcağız koskoca sezonda toplam 8 maçta 32 dakika süre alabilmiş, neredeyse bir devre bile etmez! Dortmund da 'Sağ ol Salih, yolun açık olsun' diyerek kapıları kapatmış. Piyasaya düşünce, hemen bir 'gözde isim' havası esiyor tabii. Hatırlarsanız, Beşiktaş da daha önce Salih'i istiyordu ama 'yüksek maliyet' bahanesiyle geri vites yapmıştı. Demek ki Fatih Tekke'nin kasasında Beşiktaş'ınkinden daha çok 'fedakarlık' bütçesi var, ya da Salih'e '32 dakika oynasan da olur, önemli olan ruh!' demiş.
Şimdi de Fatih Tekke, 'Bu çocuk kadroya denge getirir' diye raporu masaya vurunca, bordo-mavili yönetim Salih için kesenin ağzını açmaya hazırlanıyor. Sanki 32 dakika oynamış bir adam, takımın tüm dengesini değiştirecek. İşin şakası bir yana, Beşiktaş'ın 'maliyeti çok' diye vazgeçtiği bir oyuncuya, Trabzonspor'un 'şampiyonluk yarışı' adına bu kadar abanması, 'Parayı veren düdüğü çalar' atasözünün futbol versiyonu herhalde. Bakalım Salih, Karadeniz'in hırçın rüzgarına dayanıp o 32 dakikanın intikamını alabilecek mi? Yoksa sadece bankta 'yerli kalite' olarak mı duracak? Bekleyip görelim, transfer piyasası yine şenlikli!