Yahu arkadaşlar, bu Turkcell Kadın Futbol Süper Ligi'nde öyle bir derbi oynanmış ki, insan 'Bu maç mıydı, yoksa gol şov mu?' diye kendi kendine soruyor. Fulya Hakkı Yeten Tesisleri'nde Beşiktaş ile Galatasaray sahaya çıkmış, hani dersin ki 'kapı gibi iki takım,' ama sonuç ne? Tam 8 gol! İlk yarıda Beşiktaş öne geçmiş Kome'yle, Galatasaray Manga ve Ebru'yla çevirmiş, devreye 2-1 önde gitmiş. Sanki daha ne kadar gol atabilirler ki, değil mi?
İkinci yarı başladı, Galatasaray 'Biz bu işi bitiririz' havasında. Manga bir tane daha atmış, ardından Marta sahneye çıkmış ve skor birden 4-1 olmuş. Yani düşünsene, maçın 70. dakikasına gelmişsin, rakibine üç fark atmışsın. Herhalde içerideki kahveler falan hazırdır, 'Zafer bizim!' diye tezahüratlar başlamıştır soyunma odasında. Artık maçı bitirmek, skoru korumak falan... Klasik ders kitapları bilgisi işte.
Ama işte futbol öyle bir oyun ki, sen 4-1 önde 'rahatım' dersin, kader ağlarını örer. Beşiktaş'ın kızları 'Durun bakalım, bu daha bitmedi!' dedi resmen. Son 10 dakikada ne olduysa oldu. Yeliz Acar 81'de, Esra Manya 83'te, yani iki dakikada iki gol! Galatasaray savunması o an ne düşünüyordu acaba? 'Çayları ocakta mı bıraktık?' der gibi bir halleri vardı herhalde. Yetmedi, 90+3'te Ecemnur Öztürk sahneye çıktı, taktı o son golü ve skor 4-4! Vay babam vay! 13 dakikada üç golle maçı çevirmek mi, puanı koparmak mı dersin, Beşiktaş resmen destan yazdı.
Şimdi Galatasaraylılar düşünsün, 4-1'den sonra o maçı nasıl verdik diye. Beşiktaş'ın hanesine bir 'pes etmeme' destanı yazıldı, Galatasaray'ın hanesine ise 'aman dikkat, maç 90 dakika artı uzatma' notu düşüldü. Puan tablosuna bakarsan Galatasaray 58, Beşiktaş 40 olmuş ama bu maçtan sonra kimin daha keyifli uyuduğunu tahmin etmek zor değil. Ne diyelim, nefes kesen bir maç olmuş, tebrikler kızlar! Ama Galatasaray'a da o son 10 dakika için bir 'geçmiş olsun' diyelim artık.