Arkadaşlar, bu futbol dünyası gerçekten acayip bir yer. Hani derler ya, 'eski dostlar düşman olmaz', bizde de 'eski hocalar emekli olmaz' durumu var galiba! Bakın şimdi, bizim sevgili Roy Hodgson abimiz, tam 78 yaşında, hani torun seveceği, bahçeyle ilgileneceği çağlarda, dümenini yine sahalara çevirmiş. Nereye mi? İngiltere Championship'in güzide ekiplerinden Bristol City'ye! Hem de ne dönüş... En son 2024'te Crystal Palace'dan ayrılmıştı, 'tamamdır artık, bayrağı gençlere devredelim' dedik, yanılmışız! 'Merhaba ben geldim!' demesiyle eski defterleri, hatta eski taktik tahtalarını bile tozunu alıp açtırmışlar.
Asıl bomba ne biliyor musunuz? Bu dönüş öyle sıradan bir şey değil. Tam 44 yıl sonra dönüyor aynı takıma! Düşünün, 1982'deymiş en son. O zamanlar top sahaları daha yeni yeni yeşil olmaya başlamış, futbolcuların saçları falan daha bir gürdü. Hodgson o günleri hatırlıyor mu acaba, ya da soyunma odasının yerini bulabilecek mi diye insan düşünmeden edemiyor. Hadi 44 yıl sonra bir arkadaşla kahve içmeye gidersin de, aynı takıma teknik direktör olarak dönmek... Helal olsun Roy baba, azmine hayran kaldık! Artık kulübün antika eşyası mı olur, yoksa şarap gibi yaşlanmış bir deha mı, onu da sezon sonu görürüz.
Peki, Bristol City neden böyle bir hamle yaptı? Anlaşılan Gerhard Struber'in 'modern futbol' anlayışı pek sarmamış taraftarı. Peş peşe gelen mağlubiyetler sonrası 'gel gel' yapmışlar Roy amcaya. Hedef ne mi? Elbette play-off! Hadi canım, diyorsunuz değil mi? Ligin bitimine 7 hafta kala, play-off potasıyla aralarında 12 puan var. Yani bildiğin dağ gibi fark! Ama olsun, hani derler ya 'umut fakirin ekmeği', Bristol City taraftarı da o ekmeği Roy Hodgson'dan bekliyor anlaşılan. Belki Roy amca sihirli değneğini sallar, 44 yıl öncesinden kalma bir taktikle rakipleri şaşırtır, kim bilir? Hodgson da 'Yönetimle harika görüşmeler yaptım, yardımcı olma fırsatı bulduğum için heyecanlıyım' demiş. Yani kısacası 'boş duracağıma iki top koşturayım, belki emekli maaşına ek yaparım' havasında sanki!