Yine bir Beşiktaş klasiği, bir futbol dramasıyla karşınızdayım. Hani şu Sergen Yalçın zamanında 'prens' lakabını takılan Gökhan Sazdağı var ya? Sezon başında Kayseri'den tam 1.5 milyon Euro ödenerek Beşiktaş'a getirilmişti. Vay anasını sayın seyirciler, bu paraya prens değil, kral bile alırsın. Neyse, Gökhan kardeşimiz de ilk geldiğinde fena da bir performans sergilemedi. Ligin 5. haftasından 22. haftasına kadar toplamda sadece 3 maçı kaçırarak neredeyse her daim sahada, formanın hakkını vermeye çalıştı. Sağ bekte rotasyonun demirbaşı olmuştu resmen. Ama gelin görün ki, 17 maçta ne bir gol, ne bir asist… Hani biraz da gol katkısı falan gelseydi de 'Vay be prense bak!' derdik, ama o konuda biraz cimri çıktı bizim Gökhan.
Derken ara transfer dönemi geldi, çattı. Beşiktaş yönetimi 'Dur bir sağ bek daha alalım, prensimiz sıkılmasın' diye düşündü herhalde, hoop Marsilya'dan Amir Murillo'yu kaptı getirdi. İşte tam da o an Gökhan Sazdağı'nın 'prens' unvanı, 'yedek kulübesinin demirbaşı' etiketiyle yer değiştirdi. Murillo öyle bir rüzgar estirdi ki, Gökhan Sazdağı'nın Süper Lig'de adeta tozu bile kalmadı. Sanki başka bir boyuta ışınlandı çocuk, Murillo transferinden sonra tek bir dakika bile süre alamadı. Vay be, 1.5 milyon Euro öde, 2027'ye kadar sözleşme yap, sonra da formayı unutup tribünleri selamla. Bu nasıl bir kariyer planlaması, insan sormadan edemiyor.
Şimdi Fanatik'te çıkan habere göre, bizim Gökhan prens sezon sonunda Beşiktaş'tan ayrılık rotasına girebilirmiş. E haklı çocuk, formayı mumla arar oldu. 'Ben bu kadar yedek bekleme eylemini bırakıyorum' demiştir belki içinden. Ne diyelim, 1.5 milyon Euro'luk bu 'prens' macerası, Beşiktaş için biraz kısa ve maliyetli bir hikaye oldu. Bakalım Gökhan, yeni sezonda hangi takımın tahtsız prensi olacak, ya da belki de bir yerlerde o 'kayıp formayı' bulup tekrar sahalara döner, kim bilir?