Efendim, Milli Takım Romanya'yı öyle ya da böyle 1-0 yendi, Ferdi Kadıoğlu kardeşimiz de klas bir golle işi bitirdi, Dünya Kupası yolunda bir engeli daha aştık. Hadi gözümüz aydın diyelim. Ama gelin görün ki, bu galibiyetin tadını Tümer Metin ağabeyimiz tam alamamış! Neden mi? Çünkü o 'tek maçlı eleme sistemi' var ya, işte o Tümer'in midesine oturmuş, hem de öyle böyle değil, bildiğin mide bulandırıcı bulmuş! Hani maç bitti, skor geldi, rahatladık derken, Tümer sanki yeni maç başlıyormuş gibi gerilmiş, belli ki içtiği sodalar da fayda etmemiş.
Şimdi anlıyorum Tümer'i... Adam haklı, çünkü bu tek maç sisteminin kendisinde bir travma yarattığını, 'sinir bozucu' olduğunu söylüyor. Boşuna dememişler, 'geçmişini bilmeyen geleceğine yön veremez' diye. Tümer ağabey de sağ olsun, kendi acılarını, yani 2004 Avrupa ve 2006 Dünya Kupası baraj maçlarını hatırlattı bize. Düşünün, iki kez kapıdan dönmüş, birinde de İnönü'de 2-0 öne geçip maçı kaybetmiş. Yani bu Romanya maçı, Tümer'in ruhunda 'flashback' etkisi yaratmış adeta. Kalite olarak fersah fersah öndeyiz diyor, haklı, ama o tek maçlık stresi atlatmak kolay değilmiş belli ki.
Neyse ki bu sefer, Tümer'in o korktuğu 'travmatik anlar' bu kez bizim lehimize sonuçlandı. Ferdi sağ olsun, o stresi bir golle hafifletti. Şimdi önümüzde koskoca Kosova maçı var, deplasmanda hem de. Bakalım bu maçta da Tümer ağabeyimiz yine mi tansiyon haplarına sarılacak, yoksa bu sefer midesi daha rahat mı olacak? Umarım millilerimiz, Tümer'in geçmişteki kötü anılarını unutturup, Dünya Kupası biletini alarak hepimizi rahatlatır. Tabii bu arada Tümer'e de bolca nane-limon kaynatmasını tavsiye ederim, belli ki bünyesi bu gerilime çok açık.