Alo Fenerliler, sakin olun! O meşhur transfer 'sıkı tutma' mevzusu bu kez gerçekten başlamış gibi görünüyor. Yok yok, dalga geçmiyorum! Teknik direktör Tedesco abimiz, stoper hattına gözüne kestirdiği iki babayiğide "Tamamdır, bunlar bize uyar" demiş. Düşünün yani, hoca onayladı! Bu, transferlerin çay-kahve muhabbetinden çıkıp ciddi belge işlerine geçtiği anlamına geliyor sanırım. Sadettin Saran yönetimi de belli ki geçen seferki 'Dur, bi daha düşünelim' durumlarından ders çıkarmış; bu kez işi sağlam tutacaklarmış. Gerçekten de sağlam tutacaklar mı, hep beraber göreceğiz. Malum, Fenerbahçe transfer sezonu, 'geldi, geliyor, gelir mi, acaba geldi mi?' üçgeninde yaşanır.
Peki kimmiş bu 'olur' onayı alan şanslı delikanlılar? Milliyet diyor ki, Jhon Lucumi ve Diogo Leite. Aa, dur bir dakika! Bu isimler bize hiç de yabancı değil. Sanki daha önce de Fenerbahçe defterinde "Acaba?" diye karalanmışlardı, değil mi? Ama bu sefer farklı! Saran başkan, "dur ben bir hata yapmıştım" sendromundan kurtulmuş gibi. Geçen ara transfer dönemindeki eleştirileri kulağına küpe yapmış olacak ki, bu kez aynı kazaya kurban gitmemek için elinden geleni ardına koymayacakmış. Hadi inşallah! Tek dileğimiz, “Bu sefer ciddiyiz” lafının, transferin son gününde “Neydi o oyuncunun adı ya?” diye karıştırılmaması.
Gelelim ceplerindeki duruma. Jhon Lucumi, piyasa değeri 25 milyon Euro gibi 'cebimiz delik değil' diyen bir rakamla ve Bologna ile son sözleşme yılına giriyor. Yani pazarlık payı var, ama yine de öyle 'gel bizimle çay içelim' denilecek bir durum değil. Diogo Leite ise Union Berlin'deki sözleşmesinin bitiş düdüğünü bekliyor. E hazır bedavaya yakın veya bonservissizken kaçırılır mı hiç? Fenerbahçe yönetimi de belli ki 'Skriniar'ın yanına şöyle tecrübeli, kariyerli bir babayiğit lazım' diye düşünmüş, Tedesco'ya sormuş, o da iki ismi işaret etmiş. Bakalım bu "ciddiyet" bu kez transfer defterine kalıcı imzalar atacak mı, yoksa yine "son dakika sürprizleri" yaşayacak mıyız? Fenerbahçe taraftarına iyi seyirler dilerim, bu filmin sonunu merakla bekliyoruz.