Ah canım Paris Saint-Germain'im... Yine bir Şampiyonlar Ligi maçı, yine bir lig maçını 'aman benim oyuncularım yorulmasın, sakatlanmasın' diye erteleme talebi. Sanki ilk defa Avrupa'da çeyrek finale kalıyorlar (Liverpool ile eşleşmişler, haydi hayırlısı), bir havalar bir havalar! Geçen turda da aynı numara, şimdi yine. Lig maçları bunlara artık antrenman maçı gibi geliyor herhalde, 'Önemsiz bu, sonra oynarız' modunda takılıyorlar. Ama bu sefer karşılarında öyle pısırık bir rakip bulmadılar, kusura bakmasınlar.
Lens kulübü de 'Yeter be!' demiş olacak ki, öyle bir açıklama patlattı ki sanırsın Fransız futbolunun vicdanı konuştu. Resmen Paris'e ayar verdi! 'Arkadaşlar, 6 Mart'ta maç var denildi, herkes uysun. Bu tarihin değişmeyeceğini baştan bildirdik' diye resti çekmişler. Yetmemiş, 'Ligin Avrupa'daki maçlara göre ayarlanması endişe verici bir düşünce ve kendine özgü bir adalet anlayışı yansıtıyor' diye de topu doksana takmışlar. Yani diyorlar ki, 'Siz kendinizi ne zannediyorsunuz? Avrupa'daki diğer büyük liglerde böyle keyfi uygulamalar olmaz!' Bir de, 'Bizim programımız ne olacak? 15 gün boşta kalıp sonra çatır çatır her üç günde bir maç mı oynayacağız?' diye kendi dertlerini de güzelce dile getirmişler.
Özetle Lens, 'Lig'e saygı duyun beyler! Kendi evinizdeki lige bile böyle burun kıvırırsanız, kim ciddiye alır sizi?' mesajını net bir şekilde iletmiş. Paris Saint-Germain artık anlasın, dünya sadece Messi'nin, Mbappé'nin veya Neymar'ın etrafında dönmüyor. Bazen 'küçük' kulüpler de dik durur, futbolun adaletini hatırlatır. Şimdi o PSG'li yöneticilerin suratlarını görmek isterdim, suratları beş karış olmuştur kesin. Vallahi helal olsun Lens'e, sağlam duruş sergilemişler.