Yahu arkadaşım, hani Şampiyonlar Ligi'nde ilk maçlar genelde böyle 'tanışma faslı' olur, hafiften bir yoklama çekersin rakibi... Ne yoklaması, ne tanışması! Galatasaray, Frankfurt deplasmanında öyle bir başladı ki, sanırsın birileri 'hadi bakalım, 5-1'lik bir hezimetle sezona merhaba diyelim' demiş. Benim bildiğim kadarıyla Frankfurt'un renkleri de sarı-kırmızıydı sanki, karıştırdılar herhalde! Skor tabelası resmen 'Sen bu lige hazır değilsin evlat' diye bağırdı.
Bu tablonun en net hedef tahtasına oturan isimlerden biri de tabii ki Leroy Sane oldu. Adamcağız, ilk 11 başlamış, 67 dakika sahada kalmış ama öyle bir performans sergilemiş ki, Almanya'da kalan takım otelinin kapısında, maçtan sonra 'hayranları' tarafından bayağı bir 'konser' verilmiş kendisine. Bildiğin yuhalamışlar ya! Hani misafirperverlik, hani 'welcome home'? Belli ki maçtaki o halini görünce, 'bu bizim Sane olamaz' diye şaşırmışlar herhalde. Belki de 'performansı eleştiri alıyor' denen şeyin alt metni buydu, kim bilir?
Şimdi tabii haklı olarak Alman basını da 'Ya tamam, Sane kötüydü de, tek sorumlu o muydu?' diye sormuş. E şimdi bakınca, 5 gol yemiş bir takımda tek bir kişiye yüklenmek haksızlık gibi duruyor. Ama gel gör ki, taraftar öyle düşünmüyor. O gece en çok göze batan isim, maalesef Sane olmuş. Kim bilir, belki de bir dahaki sefere otelde değil de, direkt havalimanında karşılama töreni yaparlar, ama bu sefer alkışlarla!