Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, yine bildiğimiz Sergen abimiz modunda sahneye çıktı. Baktı ki genç Rıdvan Yılmaz'a 'sol bek' diye laf edenler var, hemen ayarı verdi. 'Yahu siz ne diyorsunuz, ben bu çocuğa kefilim!' dedi resmen. Sanki milletin Rıdvan'dan Roberto Carlos performansları beklediğini sanıyor. Hele ki David Jurasek gibi 'geldim-gittim, topa basmadan döndüm' bir operasyon sonrası Rıdvan'ın kadroda kalması zaten bir liyakat ödülü sayılırken, eleştirenlere şaşırması da gayet doğal. Adam kadroda tek sol bek kalmış, daha ne yapsın?
Hürriyet'in de dediği gibi, Rıdvan bu sezon lig ve kupada çıktığı 22 maçta toplam 1735 dakika top koşturmuş, iki tane de gol pası vermiş. Yani öyle ahım şahım bir Brezilyalı gibi kanadı otobana çevirmemiş belki ama, görevini yapmış işte. Sergen Hoca da tam olarak bunu vurguluyor: 'Benim Rıdvan, bu ligin en az riskle oynayan sol beki!' diyor. Ya Sergen Hoca, 'en az risk' deyince aklıma topu ayağında görüp hemen en yakın taca atan Rıdvan mı geldi desem, yoksa 'aman topu kaybetmeyeyim de puan silinmesin' stratejisi mi uyguluyor bu çocuk desem bilemedim. Ama hoca kefil oldu mu, akan sular durur. Demek ki o 'az risk' Sergen'in oyun sistemine tam oturuyor.
Sergen, takımındaki her oyuncuya kefil olduğunu da eklemiş. Yani öyle 'benim takımım, benim prenslerim' kafasında. Rıdvan'ı eleştirenlerin neye şaşırdığını anlamadığını da belirtmiş. E haklı adam, bazen biz de şaşırıyoruz neye eleştirdiğimize. Belki de millet, Sergen'in eski günlerdeki gibi topa şapka çıkarıp çalımlar atmasını bekliyor herkesten, ne bileyim. Ama belli ki Sergen'in defterinde Rıdvan hanesine 'geçer not' düşülmüş. Hani olur ya, çocuk ders çalışmaz ama öğretmen 'bu çocuk çok efendi, ben kefilim' der geçer. Sergen'in Rıdvan'a desteği de tam olarak o ayarda. Eleştirenler de düşünsün artık, Sergen abimiz kefil olduysa bize de susmak düşer!