Yine bir Fenerbahçe genel kurulu, yine 'tarihi' bir an! Hani her sene şampiyonluk potasında olup son anda kaçıran takım gibi, her genel kurul da ayrı bir 'tarihi' oluyor bu camiada. Neyse, bu kez sahne gerçekten de epey kalabalık. Sandık başına gidiyoruz, arkadaşlar. Başkanlık koltuğu için iki dev isim karşı karşıya: Mevcut başkan Ali Koç ve 'Ben de varım!' diyen Sadettin Saran. Bu öyle alelade bir seçim de değil hani, iki gün sürecek! Sanki olimpiyat köyü kuruyorlar 'Eski Kenan Evren Lisesi arsası' dedikleri yerde. Artık orada ne kadar oy kullanan varsa, bir güzel havalansınlar diye mi bu kadar uzun yapıyorlar, bilemiyorum.
İlk gün tabii ki o malum resmiyetler var; divan seçimi, raporlar okunur, denetim kurulları falan filan... Hani kahvedeki o uzun muhabbetlerin 'giriş' kısmı gibi. Asıl olay pazar günü, 50 sandıkta 10.00'dan 17.00'ye kadar sürecek oy verme işlemiyle başlayacak. Ama öncesinde Ali Koç ve Sadettin Saran, üyelerin gözlerinin içine baka baka son vaatlerini sıralayacaklar. 'Bakın beni seçmezseniz...' tonunda cümleler bekliyorum şahsen. Kulüp tarihinin rekor katılımlı seçimi bekleniyormuş, 30 bin civarı üye oy kullanacak diyorlar. 2018'de 21 bin, 2024'te 27 bin derken, bu sefer çıta iyice yükseldi. Anlaşılan o ki, tribünlerdeki sabırsızlık sandığa da yansıyacak.
Ali Koç, dördüncü kez girdiği bu kongreyi de kazanıp koltuğu bırakmak istemiyor, belli ki. Sadettin Saran da '34. başkan ben olmalıyım!' diye kapıya dayandı. Vallahi kimin kazanacağı meçhul ama tek bildiğimiz, Chobani Stadyumu'nda (eskiden Kenan Evren Lisesi arsasıydı, bakın nasıl da havalı bir isim koymuşlar!) büyük bir aile buluşması yaşanacak. Umarım bu kadar kalabalıkta aidatını yatıran 49 bin 268 üye, kartını alıp rahatça oy kullanabilir. Yoksa asıl drama orada başlar!