Ya arkadaş, hatırlarsınız Beşiktaş bir zamanlar kasasındaki tüm akarları toplayıp Braga'ya tam 12 milyon Euro'yu saymıştı, hem de kimin için? Adı Al-Musrati! Kulüp tarihinin en pahalı transferi diye göğsümüzü gere gere anlatıyorduk. Sanki Messi'yi almış gibi bir hava... Ama gelin görün ki bu rekor transferimiz, beklentileri karşılamakta değil, beklentileri selamlamakta bile zorlandı. Hani "parayı veren düdüğü çalar" derler ya, Beşiktaş düdüğü aldı ama sesini bir türlü çıkaramadı bu transferden. Sanki 12 milyon Euro'luk bir hediye almışlar ama kullanım kılavuzunu kaybetmişler gibi.
Tabii durum böyle olunca, 'deneyimli' orta sahamızı bir oraya bir buraya kiralık yolladılar. Önce Monaco'ya 1 milyon Euro'ya, sonra da Hellas Verona'ya 2 milyon Euro kiralama bedeli ve üstüne bir de 7 milyon Euro'luk satın alma opsiyonuyla gönderdiler. Sanki kulüpler Beşiktaş'a para verip deneme sürümünü alıyor gibi. Ama nafile! Adam İtalya'da sadece 16 maça çıkıp, toplam 849 dakika top oynamış. Hesapladım, maç başına ortalama 53 dakika falan... Herhalde maça girip çıkana kadar terlememiştir bile. Eh, Verona da "yok kalsın" dedi, opsiyonu kullanmadı tabii. Kimse 12 milyon Euro'luk faturayı kapısına geri yollanan adam için 7 milyon daha ödemek istemez, haklılar.
Eee, ne oldu şimdi? Al-Musrati, sezon bitince bavulunu toplayıp, 2026-2027 sezonuna kadar bir yıllık sözleşmesi olmasına rağmen tıpış tıpış Beşiktaş'a geri dönüyor! Sanki evden kaçan yaramaz kedi gibi, sonunda mecburen yuvasına döndü. Ne diyelim, Beşiktaş yönetimine geçmiş olsun. Rekor transfer diye aldığın adamı, elden çıkarmak için para ödüyorsun, sonra başka kulüpler de "al senin olsun" diye geri gönderiyor. İşte size futbolun acımasız ve bir o kadar da komik döngüsü. Şimdi bu 'deneyimli' (!) orta saha için ne planlar var, onu da zaman gösterecek. Belki yeni bir rekor denemesi daha yaparlar, bu sefer en hızlı iade edilen futbolcu rekoru falan... Kim bilir!