Arkadaşlar, Trendyol 1. Lig'de öyle bir maç oynandı ki, nefesler tutulmuş, tabiri caizse can pazarı kurulmuştu. Düşme hattının tam ortasında, ligde kalma mücadelesi veren Serikspor ile Sakaryaspor, Serik İsmail Oğan Stadı'nda kozlarını paylaştı. Hadi diyelim ki 'canım, sıradan bir maçtı', ama alakası yok! Burası küme düşme potası, burası ya tamam ya devam mücadelesi; yani bildiğiniz düğün salonunda tek başına halay çekmeye çalışan amca kadar kritik bir durum var ortada.
Maçın gidişatına bakınca, 'eh, herhalde berabere biter, kimse birbirine üstünlük kuramaz' dedirten anlar çoktu. Ama Serikspor'un planı farklıymış, belli ki filmden esinlenmişler: 'En iyi aksiyon son dakikada başlar!' resmen bunu uygulamaya koydular. Adamlar bekledi, bekledi... Ne zaman mı aksiyon başladı? Son düdüğe kala! Resmen, 'hadi gidin, misafirliğiniz bitti' der gibi, son dakikalarda açtılar gol perdesini. Sakaryaspor'u öyle bir puansız gönderdiler ki, dönüş yolunda otobüslerinde 'n'oldu bize şimdi?' diye derin muhasebeler yapılmış olabilir.
88. dakikada sahneye Jetmir Topalli çıktı, penaltıdan öyle bir ağları havalandırdı ki sanırsın Hollywood filmi çekiyorlar, gerilimi doruğa çıkardı. Sakaryaspor neye uğradığını şaşırdı. Yetmedi mi? Yetmez! 90+7'de Gökhan Altıparmak abimiz geldi, 'ben de boş durmayayım' dedi, topu ağlara gönderip skoru 2-0'a taşıdı. Maçın resmen fişini çekti. Bu galibiyetle Serikspor rahat bir nefes alıp 35 puana yükseldi ve 17. sıraya yerleşti. Sakaryaspor mu? Onlar da 32 puanda 18. basamakta, yani Serikspor'a bu 'geçmiş olsun' hediyesiyle biraz daha aşağıya düştüler. Bence Sakaryasporlular o son düdükten sonra 'bir daha Serikspor maçına son dakikaya kadar beklemeyelim' diye kendilerine not düşmüşlerdir. Bu saatten sonra onlar için her maç final, Serikspor içinse şimdilik bir 'oh be' molası.