Arkadaşlar, bu Orkun Kökçü'ye ne olmuş böyle? Sanki bir sabah uyanmış, 'Ben bugün Beşiktaş kaptanıyım, hakkını vereyim' demiş. Kasımpaşa maçına bir çıktı ki, bizim istatistik masasında oturan memurlar birbirine bakmaya başlamış, 'Acaba bu rakamlar doğru mu, bizim makinelerde mi bir arıza var?' diye. Adam resmen sahaya indi, futbol istatistikleri kaosa sürüklendi. Hani o sessiz, derinden gelen adamlardan dersin ya, hah, işte bu çocuk o adamlardan ama şimdilerde bayağı bir 'gürültü' yapıyor sahada.
Maçın ilk yarısı bitti, Orkun'un performansı ortada: Bir gol, bir asist. Önce 11. dakikada bizim Koreli Oh'a öyle bir pas attı ki, top sanki 'Ben direkt kaleye gitmiyorum, önce Oh'un ayağına uğrayıp selam vereyim' der gibi süzüldü. Kaleci 'Ne oluyor ya?' derken top ağlardaydı bile. Sonra 45+2'de, tam millet çayını demlemeye giderken, Orkun bir aşırtma vurdu ki, top kalecinin üzerinden 'Naber kanka, ben yukarılardan geliyorum!' dercesine ağlara takıldı. Kaleci arkadaş öyle bir baktı kaldı ki, sanki topu değil de, kariyerini aşırtmış gibiydi.
İşin komik tarafı ne biliyor musunuz? Bu çocuk son 9 Süper Lig maçının 8'inde skora etki etmiş. Yani istatistikçiler artık Orkun Kökçü'nün maçlarını ayrı bir kategoriye alıyor olmalı. Normal futbolcu performansı değil bu, resmen 'Orkun Kökçü Performans Endeksi' diye bir şey çıkarmaları lazım. Helal olsun Kaptan'a! Böyle devam etsin de, biz de maçları izlerken hem gülelim hem keyiflenelim.