Arkadaşlar, Özbelsan Sivasspor'un hali içler acısıydı geçenlerde, biliyorsunuz. Takım resmen 'düşme potasında misafirliğe geldik, bakarız ne zaman döneriz' modundaydı. Sezona Osman Zeki Korkmaz'la başladılar, baktılar olmuyor, 'hop' Mehmet Altıparmak'ı getirdiler. O da ne? Daha da karman çorman oldu işler! Neyse ki, 10 Şubat'ta bir kurtarıcı çıktı ortaya: İsmet Taşdemir! Geldiğinde takım 14. sıradaydı, 30 puanla, yani düşme hattıyla burun burunaydı. Vallahi durum kritikti, neredeyse barbekü partisi yapacaklardı potada.
Peki İsmet Hoca ne yaptı? İlk maçta Vanspor'la 3-3 berabere kaldılar, 'Allah Allah, bu da mı aynı?' dedik ama sabır dedik. Sonra Adana Demir'le 1-1, yine puan geldi. Ama asıl bomba 27. haftada patladı, Sakaryaspor'u 4-1'le paramparça ettiler! Deplasmanda Serikspor'u 1-0 yenip seriye bağladılar. Bir Ankara Keçiörengücü yenilgisi oldu, nazarlık diyelim, o da olur o kadar. Sonra Hatayspor'u deplasmanda 2-1, Ümraniyespor'u da evinde 1-0 geçerek, 'biz buralarda takılmayız gardaş' mesajını verdiler. Son 7 maçta 4 galibiyet, 2 beraberlik, 1 mağlubiyetle resmen düşme potasına el sallayıp 'size iyi eğlenceler, biz gidiyoruz' dediler.
Şimdi bakın, önceki hocalar ne yaptı? Osman Zeki Korkmaz 11 maçta 14 puan, Mehmet Altıparmak ise 8 maçta 11 puan. Mehmet Hoca'nın durumu daha da trajikomik; malum bahis soruşturması yüzünden 9 ay hak mahrumiyeti cezası aldı. Yani takımın başında kalmaktan çok, 'maçları uzaktan izleme' taktiği uygulamak zorunda kaldı. Ne diyelim, herkesin bir 'kariyer molası' şekli farklı oluyor demek ki. Ama İsmet Hoca geldi, sanki bir sihirli değnek dokundu da, takım kendine geldi. Demek ki bazen tek ihtiyacınız olan, doğru zamanda doğru isim!