Şimdi efendim, nereden başlasak bilemiyorum. Galatasaray'ımız bu Şampiyonlar Ligi macerasına "yaparız, ederiz, niye olmasın" nidalarıyla çıkmıştı. Lakin Liverpool deplasmanında işler biraz "ne oluyor yahu?" kıvamına geldi. Son 16 turu rövanş maçında rakibine 4-0 mağlup olan Sarı-kırmızılılar, turnuvaya fink atmaya gelmiş gibi veda etti. Yani sadece elenmediler, bir de üstüne gol yağmuruna tutuldular. Hani derler ya, "bari bir tane ataydınız" diye, onlar hiç dememiş herhalde.
Maçın kötü gidişatı yetmezmiş gibi, bir de sahada felaket tellalı gibi dolaşan sakatlık haberleri geldi. Daha ilk yarı bitmeden takımın gol umudu Victor Osimhen sahadan ayrılmak zorunda kaldı. Kulüpten sabahın köründe gelen açıklamaya göre, Osimhen'in sağ ön kolu kırılmış! Adam gole giderken topu değil, kolunu filelere göndermiş resmen. Şimdi "ameliyat mı olacak, alçıyla mı idare edecek" diye karar bekliyorlar. Geçmiş olsun Victor, ama keşke gol atsaydın da kolun kırılmasaydı be koçum.
Durun bitmedi! Oyuna sonradan giren Noa Lang da boş durmamış. O da maçın gerilimine dayanamamış olacak ki, sağ başparmağına ciddi bir kesik almış. Başparmak yahu, sanki kalecilik yaparken topu tutmaya çalışmış gibi. Şimdi onu da ameliyata alacaklarmış. Yani anlayacağınız, Galatasaray Liverpool'dan sadece 4 gol yiyerek dönmedi, aynı zamanda iki tane de 'yedek parça' arayışına girdi. Maçtan elenmek yetmezmiş gibi, bir de sakatlık listesini şişirdiler. Hadi geçmiş olsun diyelim, ne diyelim. Umarım parmakları ve kolları iyileşince, gol atmayı da hatırlarlar.