Şimdi bakın arkadaşlar, hani derler ya, 'maç daha yeni başlıyor...' İşte Galatasaray için bu söz, Liverpool deplasmanında tam tersine döndü. Şampiyonlar Ligi Son 16 turu rövanş maçı, daha millet çayını demleyip, çekirdeğini kabuğundan ayırmadan, 7. dakikada geldi ilk darbe. Sahadaki en büyük kozlarından, gol makinesi Victor Osimhen, kendini bir anda Konate'nin kollarında (daha doğrusu dirseğinde falan herhalde) buldu. Tabii bu tür hava topu mücadeleleri, 'ya ben ya top' değil, 'ya ben ya rakibin kolu' şeklinde sonuçlanınca, olan bizim Osimhen'e oldu. Sanki Liverpool'un 'hoş geldin' hediyesi biraz sert kaçtı.
Nijeryalı yıldızımız, yerden kalkamadı bir süre. Tabii biz de ekran başında 'Yok canım, nazlanıyordur' derken, sağlık ekibinin koşuşu, koluna sarılan o bandajlar falan... Durum ciddiymiş. Anlaşıldı ki, bizim golcü, o kafa topuna çıkmak yerine, sanki bungee jumping yapmış da ip kopmuş gibi bir durum yaşadı. Maça devam edemeyeceği kesinleşince de, ikinci yarının başında, 'Buyurun, yeni numara Noa Lang!' anonsu geldi. Yani daha ilk 7 dakika dolmadan 'maç bizim için erken bitti' mesajı gibiydi bu durum. Galatasaray, daha 'A planı'nı doğru dürüst sahaya sürememişken, adeta 'B planı'na geçmek zorunda kaldı ki, o da Osimhen'in yerini doldurmak kadar zordu. Şampiyonlar Ligi'nde deplasman fobisini yenmeye çalışırken, bir de yıldızını kaybetmek... Vallahi ne diyelim, Liverpool'a karşı zaten Everest'e tırmanmaya çalışıyorduk, bir de sırt çantamız delindi sanki.