Anfield'ın o meşhur çimlerine ayak basmak öyle her yiğidin harcı değil beyler, hele bir de Şampiyonlar Ligi son 16 turu rövanşında! Galatasaray, Liverpool deplasmanında sahne aldı. İlk maçta evde aldıkları 1-0'lık galibiyetin rüzgarıyla mı, yoksa yüküyle mi geldiler, onu hep beraber izleyeceğiz. Bu büyük kapışmayı da TRT 1 sağ olsun, evlerimize kadar getirdi, sağ olsunlar var olsunlar. Kalede Uğurcan, orta sahada Torreira... bakalım ne yapacak bu aslanlar!
Peki 'Cim Bom' turu nasıl geçecek bu cehennemden? Hesabı kitabı belli: Beraberlik yeterli. Yani topa pek dokunmasanız da olur, yeter ki kale ağzından geçmesin. Eğer tek farklı yenilirsek, haydi bakalım bir yarım saat daha işkenceye... pardon, uzatmalara. Ama yok eğer iki ve üzeri farkla mağlup olunursa, o zaman zaten Liverpool bizi evimize 'kalpten teşekkürler' diye uğurlar, Avrupa defteri kapanır. Şimdiden tansiyonum tavan yaptı, çaylar taze mi beyler?
Gelelim maçın dedikodularına, pardon, eksiklerine. Galatasaray'ın savunma direği Davinson Sanchez, öyle bir sarı kart gördü ki, sanki 'ben bu rövanşa çıkmayayım, izleyici olayım' dedi. Tam 11 Şampiyonlar Ligi maçının tamamında oynamış bir adam, en kritik maçta cezalı! Ne diyelim, tatil ona yaramıştır herhalde. Onun dışında kadroda adı olup da statü gereği forma giyemeyen Arda Ünyay, Renato Nhaga, Can Armando Güner kardeşlerimiz var. Onlar da artık tribünden izlesin, yapacak bir şey yok.
Sahadaki kadrolara bakınca Liverpool, Alisson'undan Salah'ına, Wirtz'inden Ekitike'sine resmen FIFA Ultimate Team kurmuşlar. Bizim Uğurcan Çakır'ın kalesini emanet ettiği isimler de fena değil hani: Boey, Singo, Abdülkerim, Jakobs... Orta sahada Torreira, Lemina, Sallai; ileride Sara, Barış Alper ve Osimhen. Tamam, kağıt üstünde güzel de, sahada nasıl olacak bakalım? Şu an skor 0-0, yani her şey olmaya müsait. Sanki bir gerilim filmi izliyoruz, bakalım sonu nereye varacak bu hikayenin... Kahveler soğudu mu sizin de?