Evet, futbolseverler, ekran başındaki çayını yudumlayan kahramanlar... Fenerbahçe, Gaziantep FK'yı 4-1'le geçti geçti de, maça damga vuran isim Nene denen arkadaşın hat-trick'i oldu. Hani şu bizim Tümer Metin'in daha önce 'ölü yatırım' diye etiketleyip cenaze namazını kıldığı topçu. Belli ki Nene, Tümer ağabeyin bu yorumundan sonra bir gaza gelmiş, 'Ben ölmedim, bakın buradayım!' diye çığlık atmak istemiş. Ama tabii, o da Gaziantep'e karşı, hani biraz daha nazik bir rakip olunca sahaya çıkıveriyor insan, değil mi?
Ancak gel gör ki, bizim Tümer Metin bu işe hemen balıklama atlamadı. 'Ölü yatırım' dediği adamın hat-trick yapması, kendisini derhal 'uzman eleştirmen' moduna soktu. Hani normalde 'Ooo, bak adam dirildi, ne güzel!' dersin. Yok, bizim Tümer 'Bu Nene denen çocuk derbi çözdü mü?' diye soruyor. Sanki her maç derbi, sanki her gol atan oyuncunun ilk sorgulanması gereken şey derbideki performansıymış gibi. 'Gaziantep'i nasıl olsa yenersin' diyor, sanki maçın sonundaki skoru Tümer Metin yazmış gibi. Hatta olayı Fenerbahçe'nin oyuncularıyla yaşadığı 'toksik ilişki'ye bile bağladı; hani iyi oynuyorlar, sonra kayboluyorlar, sonra kolay rakipte gönlünü alıyorlar diye. Allah'ım, bir golcü hat-trick yaptı diye ne dramlar yaşanıyor!
Sonra başlıyor o meşhur efsane karşılaştırmaları... 'Ben Anelka'ları, Alex'leri, Kezman'ları, van Hooijdonk'ları gördüm Fenerbahçe'de!' diye hayıflanmalar. Tamam, Tümer ağabey, anladık, geçmişin tadı bir başka. Ama dünya dönüyor, futbol da gelişiyor, bazen Gaziantep'e karşı da olsa hat-trick yapılıyor. Neymiş efendim, bu tip oyuncular seni şampiyon yapmazmış. Eh, belki de haklıdır. Şampiyonluk için önce tüm oyuncuların derbi çözmesi, sonra da Tümer Metin'in 'geçer not'unu alması gerekiyordur kim bilir. Biz yine de Nene'yi tebrik edelim, belki Gaziantep maçı bir başlangıç olur, kim bilir? Belki bir sonraki hat-trick'ini 'derbide' yapar da Tümer ağabeyden bir 'aferin' alır.