Fenerbahçe'de başkanlık yarışı iyice kızışırken, adaylardan Sadettin Saran da boş durmamış, kameraların karşısına geçmiş. "Birinci projemiz!" diye girişince hepimiz pür dikkat kesildik tabii. Acaba Fenerium'a uzay gemisi mi kuracak, ya da Samandıra'ya ışınlanma cihazı mı getirecek derken, Sadettin Bey bombayı patlattı: "Şampiyonluk!" Vay canına! Sanki 11 yıldır aradığımız o sihirli formül yeni keşfedilmiş gibi bir heyecan sardı bizi. Bravo Sadettin Bey, kimsenin aklına gelmezdi!
E tabii, konu Fenerbahçe olunca hakem muhabbetine girmeden olmaz. Alanyaspor maçındaki "akıl dışı" hatalara değinen Saran, "Saha içinde kuvvetli olacağız" demiş. İyi de abi, zaten kimse "saha içinde zayıf olacağız" diye yola çıkmıyor ki? Neyse, asıl bomba kısım Ali Koç'a attığı mesajdı. "Ne düşüyorsa buradayız" demiş, Ali Bey de "Sağ ol, bilgilendiririm" diye dönmüş. Resmen siyaset arenasında rakip partilerin "Geçmiş olsun" mesajı gibi bir dayanışma örneği. Gerçi Saran, "popülist davranmıyorum" dese de, seçime günler kala bu kadar yakınlaşma biraz romantik komedi senaryosu gibi durdu.
Gelelim şu meşhur bahis sitesi mevzusuna. Saran, "Şirket benim, kapatırım, Fener'e zarar gelmez" diyerek resti çekmiş. Hatta eklemiş: "Türkiye'de hak mahrumiyeti olmayan başkana başkan demiyorlar zaten!" Bravo! Türk futbolunun acı gerçeklerine mizahla yaklaşmak da bir meziyet. Neyse ki, en kötü senaryoda bile "sadece hak mahrumiyeti"yle kurtarabiliyormuşuz. Ve tabii ki o "birinci proje" tekrar vurgulanmış: "Şampiyonluk şart, 11 senedir yok!" Sanki ilk söylediğinde anlamamışız gibi bir daha bastırmış.
Birlik ve beraberlik vurgusu da gelmiş. Hatta üç başkanın (!) şampiyonluğu kutlaması gibi ütopik bir hayali var. Valla, öyle bir tablo olsa, herhalde dünya üzerindeki 7 milyar insan, "Bu Fenerbahçe ne alem kulüp be!" diye tezahürat yapar. Seçime katılım konusunda da tam bir tribün lideri edasıyla "Gelmezsen Fenerbahçeli değilsin!" demiş. Oyunu kime verirsen ver, yeter ki gel, diyor. Son söz olarak da "Müsterih olsunlar, ben Fenerbahçelileri değil, Fenerbahçe'yi yönetmeye geliyorum" diyerek, "Söz şampiyon yapacağız!" mührünü basmış. Eh, bu kadar şampiyonluk sözünden sonra, koltuğa oturanın sırtında ağır bir yük olacak. Bakalım bu sefer hangi başkan adayı, o koltuğun ağırlığını kaldırıp "birinci projesini" gerçekleştirecek!