Abi biliyorsun bizim Galatasaray, Avrupa arenasına çıktı ya, hani o 'Türk olmayan takımları yenmek' felsefesiyle yola çıkan ekip... İlk durak Frankfurt, sonuç 5-1! Yani sen git deplasmanda beş tane gol ye, yetmezmiş gibi bir de yenilgiyle dön. Bu tokadın ardından da yönetimden bir ses seda çıktı tabii, Timur Kuban abimiz sağ olsun, bize olayın iç yüzünü (!) anlattı. Dedikodulara kulak asmayın, yönetim hala dimdik ayakta duruyor, hatta inançları da sağlammış. Vay be!
Kuban diyor ki, 'Aslında maça iyi başladık!' Valla billa, bizim izlediğimiz maçta iyi başlayan kimdi, o biraz tartışılır ama olsun. Belki ilk iki dakika falan, sonra bir şeyler oldu herhalde... Hatta öyle ki, bu 5-1'lik hezimet için 'Nazar olsun diyelim!' demiş. Yahu kardeşim, bu nasıl bir nazar? Resmen topu kaleye soksan ağları patlatacak, kaledeki fileleri yırtacak nazar bu! Sanki maçtan önce sahaya nazar boncuğu yerine, direkt nazar bombası atmışlar. Bir de diyor ki, 'Bambaşka sonuca gidebilecek maçtı.' Evet evet, belki 5-0 ya da 6-1'e gidebilirdi, kim bilir? O kadar 'bambaşka' bir maçtı işte.
Ama işin en komik yanı ne biliyor musun? Bu kötü başlangıca rağmen (!) takımın tarihine, bugüne kadar kırdığı rekorlara güvenleri tamış. Zaten her mağlubiyetten sonra 'Biz büyük camiayız, tarihimiz var' demeseler olmaz. Ve en önemlisi, Kuban abimiz diyor ki, 'Birçok kişinin hiç beklemediği maçlarda inanılmaz sonuçlar alacağız!' Vallahi doğruya doğru, Frankfurt maçı da bayağı 'beklenmedik' bir sonuçtu, değil mi? Hatta 'inanılmaz' derecede beklenmedikti! Bakalım bundan sonra nasıl 'inanılmaz' sonuçlar izleyeceğiz. 5-1'den sonra herhalde 7-0 falan beklemeliyiz. Aman nazar değmesin, bizimkiler de bu 'inanılmaz' sonuçları daha fazla sahiplenir!