Evet arkadaşlar, kahveler taze mi? Çünkü gündemde yine Fenerbahçe'nin efsanevi başkanı Aziz Yıldırım var! Hani derler ya, 'Ben varken de böyleydi, ben yokken de böyle...' İşte tam da o hesap. Hafta sonu yapılacak seçimli olağanüstü genel kurula kendileri teşrif etmeyeceklermiş. Tamam, anladık. Sanki 'Ben olmadan bu iş olmaz!' der gibi bir havayla, "hiçbir adayı desteklemiyorum" diyerek kongreye uzaktan davul çalmayı tercih etmiş. Adeta, 'Benim de bir tavrım var, ama uzaktan bakarız' demiş.
Ama durun bitmedi! Aziz Başkan, sadece gelmemekle kalmamış, bir de adeta genel kurul üyelerine 'ödev' vermiş: 'Şu 3 maddeyi veto edin, yoksa olmaz!' diyor. Özellikle 11, 12 ve 13. maddelerden dertliymiş, zira bunlar seçilecek yeni yönetime 'kulübün sahibi' yetkisi veriyormuş. Vay canına! Hani bu maddeler olmadan kulüp nasıl yönetilirmiş, orası da ayrı bir komedi. Sanki kendi döneminde yetkileri kısıtlıydı da, şimdi başkaları olunca birden 'demokrasi havarisi' kesildi, 'üyelerin söz hakkı elden gidiyor' diye feryat figan.
Aslında baştan beri bu kongrenin Eylül'de yapılmasının kulübe yaramayacağını söylemişti ya, şimdi de 'benim o eski söylediklerime paralel olarak, bu kongreye katılmıyorum' diye üstüne basa basa belirtmiş. Yani özetle: 'Ben demiştim, yine diyorum, beni dinleyin, o maddeleri de veto edin. Hadi bakalım, kolay gelsin size!' modunda. Bitirişi de kibarca 'Hayırlı olsun' ile yapmış ama alt metinde 'ben olsaydım böyle mi olurdu?' der gibi bir ton var sanki. Ne diyelim, Aziz Başkan'ın gölgesi, katıldığı katılmadığı her kongrenin üzerinde gezmeye devam ediyor!