Yahu arkadaşlar, ne oluyor Allah aşkına? Galatasaray, Başakşehir'i de alıp 3-0 paketlemiş. Yok Okan Buruk kenarda değilmiş, yok yorgunluk varmış, yok rotasyon falan filan... Nafile! Bu takım sanki 'zor' kelimesinin anlamını sözlükten silmiş, her şeyi tıkır tıkır hallediyor. Puan farkı olmuş 7! Yedi! Artık ligde ikincilik için birbirini yiyenlere bakıyorum da, sanki Galatasaray kendi liginde oynuyor, diğerleri ayrı bir turnuva yapıyor gibi. Spor yazarları bile şaşkın, ne diyeceklerini bilemiyorlar, kimisi 'Zoru kolaya çevirdi' diyor, ki haksız da değiller.
Bu maçın asıl kahramanı kim mi? Tabii ki beklerin yeni nemesis’i Barış Alper Yılmaz! Adam resmen sağ kanadı otobana çevirmiş, geçen geçene. Ebosele kardeşimiz de ne yapsın, garibim Barış’ın hızına yetişmeye çalışırken iki sarı kartla kendini duşa attı. Nuri Şahin bile çaresiz kalmış, 'erkekçe futbol' falan diyor ama Barış’a çarpan hayır etmiyor. Singo da sakatlık dönüşü gelmiş, bir kafa atmış direkten dönmüş, bir gol atmış içeri girmiş, bildiğin şov yapmış. Hatta bizim yazarlardan biri Osimhen’in futbol aşkından bahsetmiş, herhalde Galatasaray'ın gizli transferi mi bu? Yoksa yanlışlıkla Napoli santraforunu mu yazmışlar oraya? Bilemedim ki şimdi.
Hani bazıları 'hakemler Galatasaray’ı kolluyor' falan diyordu ya, işte bu maçta da o kollar nerede ben göremedim. Adamlar resmen kendi bileklerinin hakkıyla yola devam ediyor. Başakşehir iyi takım eyvallah, Nuri Şahin de takıma sistem oturtmuş, 'erkekçe' oynuyorlar da... Karşında şaha kalkmış Galatasaray olunca ne sistem ne de erkeklik fayda etmiyor. Şimdi bütün gözler Salı günkü Liverpool maçındaymış... Yanlış duymadınız, Liverpool! Şampiyonlar Ligi'nden mi kalma bu maç, yoksa bizim yazarlarımız kendi kafalarında yeni bir Avrupa kupası mı yarattı? Neyse, Galatasaray işine bakıyor. Diğerleri de aynaya bakıp kendilerine şaşmaya devam etsin, ne diyelim!