Yahu kardeşim, bu Real Madrid takımı yine yapmış yapacağını, Elche'yi 4-1'le postalayıp zirve takibine devam etmiş. Ne Rüdiger'iymiş, ne Valverde'siymiş... Hatta bir Dean Huijsen bile atmış. Elche desen, kendi kalesine bile atma inceliğini göstermiş. Ama gelin görün ki, bütün bu 'sıradan' goller Arda Güler denen topçunun attığının yanında devede kulak kalmış! Zirve takibi değil, resmen Arda takibi başlamış Madrid'de, öyle bir gol atmış ki ortalık ayağa kalkmış.
Bizim Arda da sağ olsun, maçın yedek kulübesini ısıttıktan sonra bir girdi oyuna, pir girdi. Öyle bir gol atmış ki, haberde 'yaklaşık 70 metreden' diyorlar! Şimdi ben de şaşırdım, kaleyi mi 70 metreye çekmişler, yoksa Arda mı sahayı kısaltmış? Her neyse, gol resmen 'Sanat Eseri' ilan edilmiş. Real Madrid'in teknik direktörü Alvaro Arbeloa (ismi de tam bi' İspanyol dizisi karakteri gibi ha!), golü görünce "Bu golü çerçeveletip asmak lazım!" falan demiş. Arkadaş, gol mü attı yoksa Picasso'nun kayıp eserini mi buldu bu çocuk belli değil! "Bilet parası son kuruşuna kadar helal oldu, millet ellerini başlarına koydu" falan... Abartı mı? Yok be, Arda atmış.
Hani olur ya, takım arkadaşın gol atar da sen de 'Helal olsun' dersin. Ama Brahim Diaz denen arkadaş, Arda'nın golünü görünce "Daha önce böyle bir şey hatırlamıyorum!" diye coşmuş. Ya Brahim kardeş, sen daha dün mü başladın futbol izlemeye? Ya da Arda'nınki hakikaten futbol tarihine geçen türden bir şeydi? Sosyal medyadan Real Madrid demiş ki: "Bu çocuğun ayağında eldiven var!" LaLiga da eklemiş: "Kısaca, o bir dahi." Yani topu eldivenle mi kontrol ediyor, dahi mi, yoksa ikisi birden mi çözemedim. Benim tek anladığım, Arda Güler gol atmış, ortalık yıkılmış, herkesin dili damağı kurumuş. Bence Elche'liler bile ayakta alkışlamıştır, o derece!