Fenerbahçe'nin eski aşkı, Portekizli efsane Jose Mourinho, sonunda yeni yuvasına, Benfica'ya kavuştu ya hani... İmza sonrası 'Kendi seviyeme geldim' diye ortalığı sallayınca, bizim Ali Koç da dayanamamış, çıktı bir güzel cevap verdi. Başkan Koç, önce hafiften bir duygu sömürüsüyle başladı: 'Benim açımdan zor bir karardı, ailemden biri gibiydi' dedi. Vay be, kim derdi Mourinho'nun bir kulüp başkanına ailesi gibi olacağını! Ama sonra işin rengi değişti: 'Kendisi buraya gelmenin hata olduğunu söyledi. Bence iki taraf için de hatalı bir karar olduğu ortaya çıktı.' Yani Mourinho, 'Ben hata ettim gelmekle' derken, Koç da 'Senin gelişin de hataydı, gidişin de!' diye yapıştırmış cevabı. Öyle işte, bazı aşklar biterken ortada kalmış bir aşk hikayesi gibi, kimdeydi hata, kimdeydi kusur tartışılır durur!
Mourinho'nun o 'kendi seviyeme geldim' açıklamasına ise Ali Koç 'Güzel' demekle yetinmiş, ama bu 'güzel'in içinde 'ne güzel, sonunda sana uygun bir yer buldun bari!' gibi bir alt metin yoksa ben de ne olayım. Bitmedi! Koç bir de eklemiş: '99 puanlı sezonda parlayan bütün futbolcularımız geriye gitti. Bunu kendisine de söyledim.' Yani hoca, sen 'seviye atladım' derken, arkanda bıraktıkların 'seviye kaybetti' mi demek istedi Koç? Ne diyelim, bu da Mourinho'nun sicilini biraz daha kalınlaştıran bir detay olarak tarihe geçti.
Ama asıl bomba, Mourinho'nun Kerem Aktürkoğlu ile ilgili yaptığı açıklamalara Ali Koç'un verdiği cevaptı. Başkan Koç, 'Bu seviyedeki bir hoca böyle açıklama yaparken kendini küçültüyor. Elenmeyi bir futbolcuya bağlıyor' demiş. Vallahi doğru! Koskoca Mourinho, 'Special One'lık mertebesinden inip de gidip bir oyuncuya mı takmış kafayı? Üstelik 'Adamlar vermedi futbolcuyu' diye de eklemiş Koç, göndermesi de net: Hani sen istedin de biz mi vermedik? Ve o efsane son cümle: 'Kaderin cilvesi turu da Kerem'in golü belirledi.' İşte buna 'ilahi adalet' derler! Önce oyuncuya laf at, sonra o oyuncu seni Avrupa'dan eleyen golü atsın. Senaryo yazsan 'Yok artık!' dersin. Mourinho da artık Benfica'da 'seviyesinde' futbolcularıyla uğraşır, Kerem'i de rahat bırakır herhalde!