Arkadaşlar, bu hafta da öyle bildiğimiz, sıradan maçlardan birini izlemedik. Konyaspor deplasmanda Kocaelispor'u 2-1 yenmiş. Ama nasıl yenmiş? Bildiğin kalpten ameliyat yapmışlar, o derece dramatik. Maçın ilk yarısı golsüz bitmiş, herhalde iki takım da 'Biraz dinlenelim de ikinci yarı coşarız' diye düşünmüş. Serdar Dursun abimiz de 'Ben golümü atarım, siz de uyursunuz' demiş herhalde, Kocaelispor'u öne geçirmiş ama işte orada bir 'ama' var. Futbol bu, 90 dakika bitmeden bitmiyor, hikaye öyle tek perdelik olmuyor canım!
Ama ikinci yarıda Konyaspor, 'Durun bakalım, daha karpuz kesecektik!' der gibi bir anda kendine gelmiş. Blaz Kramer ile Jackson Muleka (ki bu isimler bile başlı başına bir komedi filmi senaryosu gibi), peş peşe sallamışlar golleri. Özellikle o son dakikalardaki penaltı yok mu, işte orası tam bir dramaydı! Kocaelispor'un teknik patronu Selçuk İnan hoca da haklı olarak kafayı yemiş tabii. 'Hadi bakalım, herkes soyunma odasına!' diye bir emir vermiş, sanki maç bitmiş de takıma erken duş izni vermiş gibi. E, hakem de durur mu, 'Hocam, o işler öyle olmuyor!' deyip kırmızı kartı basmış hocanın yüzüne. Şimdi Selçuk Hoca düşünüyordur, 'Keşke ben de soyunma odasına kaçsaydım' diye...
Maçın ardından ise en bombası Konyaspor'un cezalı kaptanı Adil Demirbağ'dan gelmiş. Adam maçı tribünden izlemiş, muhtemelen çayını yudumlamış, fıstığını çıtlatmış, sonra da sosyal medyadan bir ayar vermiş ki sorma gitsin: 'Fazla ağlanmasın' demiş! Yahu arkadaş, adamlar maçı kaybetmiş, hocaları kırmızı kart görmüş, takım dağılmış, sen gelmiş 'Ağlama' diyorsun. Vallahi Adil kaptan, bu kadar da olmaz! Belki ağlamak onlara iyi gelecek, kim bilir? Belki de bu açıklama sonrası, bir sonraki Kocaelispor maçına gitmeden önce yanlarına bir paket mendil almaları gerekecek, Konyaspor'un bu ince ayarından sonra!