Vay be dostlar, ne oldu bize yine böyle? Galatasaray, Şampiyonlar Ligi'nin ilk haftasında Almanya'ya gidip Eintracht Frankfurt'tan tam 5-1'lik bir hezimetle döndü. Maç mı izledik, yoksa bir grup spor yazarının 'Biz size demedik mi?' konulu seminerine mi katıldık, belli değil. Hani Avrupa'da bize her yer deplasman olurdu, her yer stat olurdu? Anlaşılan Frankfurt'a gidince stat bulmuşuz da, rakip bulamamışız, kendi kendimize epeyce gol atmışız gibi bir hava vardı sahada. Neyse ki canımız sağ, ligde bu hafta da Konya var, moral buluruz herhalde...
Spor yazarlarımız da sağ olsun, kolumuzu kanadımızı kırmadan, her zamanki zarif üsluplarıyla maçı yorumlamış. Mehmet Ayan abimiz diyor ki "Bu lig size Avrupa kupaları için antrenman vermez, mümkün mü?". E haklı şimdi, ligde iki takımla birbirimizi yiyip durunca, Avrupa'da canavar kesilmeyi kim bekler ki? Halil Özer ise "Domestik Galatasaray" tabirini yapıştırmış; yani ligde aslan, Avrupa'da kuzu modundayız. E beş gol yersen, Şampiyonlar Ligi sana iki gömlek fazla gelir, haklı yani adam. Gerçi Torreira dışında kimse yoktu sahada demiş, sanki diğerleri çimlerin rengini ezberliyordu.
Ömer Üründül de Okan Buruk'a "kardeşim" diye seslenip, "hazır olmayan İcardi'yi riskli maça sokarsan Avrupa affetmez" demiş. Ligde yürüyen İcardi bile gol atıyormuş, ama Avrupa'da yürüyenin canına okuyorlar. Levent Tüzemen'e göre de amatör maçta bile öyle goller yenmezmiş, bizimkiler yemiş. Adam haklı, "Can" bile bu kadar rahat vuramaz amatörde. Bir de Sane'den medet umuyoruz ama o da "dur bi' düşüneyim" modunda takılınca, İlkay'ın Mertens gibi öğretmenlik yapması lazımmış. Eee, hani bizde herkes yıldızdı, herkes birbirine hoca değil miydi?
En bombası da Uğur Meleke'den gelmiş: "Hüsranın tek sorumlusu Okan Buruk". Koca hoca, büyük maçta sakin kalırmış. Ama bizimki sanki "bir de bu savunma ikilisini deneyelim" diye Şampiyonlar Ligi'nde deney yapmış. Davinson'u da sağa sola koyup ayarlarını bozmuş, geçen sene Alkmaar'daki gibi. Yani kısacası, Avrupa'da tokadı yedik, sonra da hepimiz oturduk 'neden tokadı yedik?' diye masaya yatırdık. Cevap belli: Ligimiz, hocamız, oyuncumuz, hepsi birden... Ama en güzeli, ligde şampiyonluğa oynayıp, Avrupa'ya "nasılsa eleniriz" diye bakmak. En azından hayal kırıklığı az olur, değil mi? Şimdi Konya maçı var, yenersek unuturuz bunu da, haydi bakalım!