Arkadaşlar, Türk futbolunda kavgadan, gürültüden, karşılıklı atışmadan nasibini almayan bir günümüz geçmiyor. Bu sefer de sahaya çıkan, pardon, mikrofon başına geçen Galatasaray yönetimi oldu. Çıktılar, 'Bence Türkiye'de...' diye başlayan, sonu Fenerbahçe'ye çıkan meşhur laflarından birini patlattılar. Dediler ki, 'Fenerbahçe'nin ligdeki o fink atması, bir de sürekli hakemlerden şikayet etmesi yok mu? Tamamen numara! Arkalarında öyle bir lobi var ki, sahadaki dengeyi şaşıyorlar. Gariban hakemler de bu baskıdan nasibini alıyor garibim.' Vay anasını sayın seyirciler, tam maç öncesi psikolojik harp bu!
Şimdi düşünsene, bir takım hem zirveye oynuyor, hem sürekli 'Aman bize zulmettiler, ah bu hakemler!' diye ağlıyor, diğer takım da 'Ayıp be! Asıl siz lobilerle, güçle ligi yönlendiriyorsunuz, o ağlamalar da hikaye' diyor. Galatasaray'a göre, Fenerbahçe'nin o 'dezavantajlıyız' rolü tamamen bir perdeleme. Asıl mesele, perde arkasındaki o 'uzun yıllardır süregelen lobi gücü' dedikleri şey. Yani hakemler sadece topun peşinde koşmuyor, aynı zamanda görünmez iplerle bir yerlerden çekiştiriliyor hissi yaratılıyor. E haksız da değiller hani, bizim ligde bu muhabbetler yeni mi Allah aşkına? Hep aynı terane...
E tabii, bu lafın altında kalır mı sarı-lacivertli camia? Asla! Şu an Fenerbahçe yönetiminde çaylar, kahveler değil, muhtemelen sandalyeler havalarda uçuşuyordur. 'Nasıl cevap versek de kime kapak yapsak?' diye harıl harıl düşünülüyordur. Zaten ligde iki ezeli rakip arasında tansiyon bu aralar yer çekimini falan unutmuş, tavan yapmıştı. Bu açıklamayla resmen atmosferin dışına çıktılar. Bakalım, sarı-lacivertli cepheden nasıl bir 'karşılık ateşi' gelecek. Popcorn'ları hazırlayın, bu dizi daha çok sezon sürer!