Yani arkadaş, futbol öyle bir şey ki, bir bakmışsın Avrupa'da destan yazıyorsun, bir bakmışsın... neyse, konumuz Denizlispor. Hani şu bir zamanlar UEFA Kupası'nda Lorient'i, Sparta Prag'ı eleyen, Porto'ya bile kafa tutan yeşil-siyahlılar var ya? İşte o efsane kulüp, şimdi resmen Denizli Süper Amatör Lig'e düşmüş! 'Hayırlı olsun' demek dilim varmıyor ama durum bu. Sezonun bitimine yedi maç kala, matematiğin bile yetişemediği bir düşüşle, bu tarihi macera resmen noktalandı. Ne diyelim, yokuş aşağı inerken fren yerine gaza basmışlar sanki.
Bu düşüş de öyle pat diye olmadı tabii, tam bir basamak basamak inme öyküsü. Süper Lig'den başladılar bu 'lig gezisi'ne, sonra 1. Lig, oradan 2. Lig, geçtiğimiz sezon BAL... Eee, bu sezon da sağ olsunlar, Tiago Lopes isimli eski bir dostlarının (tabii ki alacak davası yüzünden) verdiği 6 puan silme cezasıyla birlikte, 'Bakın biz daha da düşebiliriz!' dediler ve toplamda 12 puan silip 14 puandan 2 puana kadar gerilediler. Yani adamlar sahada topluyor, masada siliyorlar; resmen 'Oynama, kazanma, bizden sileriz' felsefesiyle ilerlemişler.
21 sezon Süper Lig'de oynamış, Avrupa'ya gitmiş, Porto'ya deplasmanda 6-1 kaybetse de içeride 2-2 berabere kalmış bir kulüpten bahsediyoruz! Şimdi düşünsene, geçmişte Porto'yla eşleşen ekip, gelecek sezon belki yan sahada 'İncilipınar Gençlik Spor'la kapışacak. Hakikaten dramatik bir tablo. Kulüp başkanı da çıkmış, 'Kulüp tüketilmiştir, yeniden kurulması gerekir,' diyor. Vallahi başkan, haklısın. Sadece kulüp değil, sanırım o Porto maçını izleyenlerin hafızaları da tükendi bu gidişle. Ama olsun, en azından Süper Amatör Lig'de rakiplerine 'Biz bir zamanlar UEFA'daydık' diye hava atma fırsatları olacak, o da bir şeydir!