Abicim şimdi bu transferler bazen yavaş yavaş ısınıp sonradan patlar, bazıları da daha topa iki kere dokunmadan yıldız olur. Beşiktaş'ın devre arasında Marsilya'dan kapıp getirdiği Amir Murillo var ya, tam bu ikinci kategoriye girdi! Adam geldi geleli sanki yıllardır Beşiktaş formasını terletiyormuş gibi, sahada basmadık yer bırakmıyor. Üstüne bir de Göztepe'ye, Rizespor'a çakmış iki şık gol... Daha ne yapsın? Taraftar zaten bağrına bastı, sanırsın yerli ve milli Murillo.
E tabii bizim futbol piyasası aç kurt sürüsü gibi olunca, bir parlayan hemen gözlem altına alınıyor. Murillo daha Beşiktaş formasıyla doğru dürüst kahvaltı etmeden, soluğu Milan ve Brezilya'dan Fluminense takımlarının radarında almış. 'Yahu bir durun, adam daha İstanbul'un tadını çıkaramadı, Beşiktaş'ta yeni yeni havalimanından evine gidiyor' falan diyeceksin ama nafile. Kartal yönetimi de haklı olarak 'Yok öyle yağma, daha dumanı üstündeyken kaptırmayız!' modunda. Yani özetle, 'Çok uçuk bir teklif gelmedikçe satmayız' diyorlar ama siz o 'çok uçuk' kısmına pek takılmayın, kimse bu kadar kısa sürede 5 milyon Euro'yu uçağa bindirip göğe çıkaracak kadar teklif etmez gibi.
Peki bu Murillo Marsilya'da ne halt ediyordu da Beşiktaş'a düştü diye merak ediyorsanız, onun da hikayesi epey film gibi. O zaman Marsilya'yı çalıştıran De Zerbi diye bir hoca varmış, gelmiş takımın önünde Murillo'yu resmen tahtaya kaldırmış, performansını, mentalini falan fena eleştirmiş. Hatta 'Sen benim gelecek planlarımda yer almıyorsun' bile demiş. Düşünsenize, herkesin içinde rezil ediyorlar adamı! Murillo da 'Eyvallah, madem öyle, ben de başka kapıya' deyip ipleri koparmış. İyi ki de koparmış, De Zerbi'nin bu 'açıklığı' sayesinde Beşiktaş beleşe demeyelim ama, uygun fiyata mis gibi bir sağ bek buldu. Bazen bir kapının kapanması, başka kapıların açılmasına sebep olur derler ya, Murillo için tam da öyle olmuş. Kartal da balık gibi yakaladı vallahi!