Abicim, yine Şampiyonlar Ligi'ndeyiz, Galatasaray'ımız Liverpool'u ağırlıyor. Rams Park'ta kıyamet kopacak maçı beklerken, bizim Okan Hoca yine TRT Spor'a çıkmış, bakmış ki mikrofon açık, başlamış döktürmeye. Şimdi diyor ki hoca: 'Bu tür maçlar, grup aşamasında da gördük, öngöremediğiniz maçlar.' Vay anasını sayın seyirciler! Gerçekten mi Okan Hocam? Ben de sandım ki Şampiyonlar Ligi'nde maçlar hep 3-0 başlar, sonu belli olur. Ne büyük bir keşif bu! Bir de eklemiş: 'Karşımızda çok kaliteli bir takım var.' Ya evet, Premier Lig'in orta sıra ekibi Stoke City değil ya, Liverpool bu, kalite bekliyorduk zaten! Neyse ki hocamız bizi aydınlattı.
Gelelim o kritik oyuncu tercihlerine. Okan Hoca, 'Gomez'i bekliyordum' demiş ama bizi şaşırtıp Singo'yu sahaya sürmüş. Singo'yu niye mi? Hem defansifmiş, hem hücuma katılıyormuş, hem de duran toplar içinmiş. Yani anlayacağın, Singo tam bir 'her işe yarayan joker' oyuncu. Bir tek çay demlemediği kaldı herhalde! E, niye Gomez'i bekliyordun ki o zaman? Bir de Noa Lang var tabii, o da on birde. Hoca demiş ki 'oynayan, bekleyen, bir önceki turda iyi işler yapan bir oyuncu.' Allah Allah, bekleyen adam mı oynayacak, yoksa oynayan adam mı bekleyecek, biraz kafamız karıştı ama sanırım iyi topçu demek istedi. Hadi bakalım, Lang'ın pasaportunda 'iyi işler yapar' yazıyor demek ki.
Peki maç stratejisi neymiş? Okan Buruk özetle 'Avantaj yakalamak istiyoruz' ve 'Kendi oyunumuzu oynayacağız, en iyisini yapmaya çalışacağız' demiş. Vay be! Ben de sanmıştım ki rakibin oyununu oynayacaklar, bir de en kötüsünü yapmaya çalışacaklar. Neyse ki bizim hocanın aklı başında, bu kadar temel ama bir o kadar da çığır açan stratejilerle takımını hazırlıyor. Bir de Liverpool'un Wirtz tercihi olabileceğini öngörmüş, bu sefer topa daha çok sahip olacak bir takım olacaklarmış. E olsunlar, bizimkiler de topu alsın, atabildikleri kadar gol atsın, başka türlü bu iş olmaz zaten, değil mi arkadaş?