Ey ahali, Şampiyonlar Ligi'nin ilk haftası gelmiş çatmış, kulaklarımda o meşhur melodi yankılanıyor zannettim ki ne göreyim! Manchester City ile Napoli, Etihad'da kapışmaya hazırlanırken, okuduğum kadrolar beni benden aldı. Vallahi sanırsın birileri FIFA'da kariyer moduna girmiş, tüm liglerden yıldızları toplayıp kafasına göre iki takım kurmuş. Heyecan dorukta derken, 'Acaba hangi gezegendeyiz?' diye sormadan edemedim.
Şimdi gelelim asıl komediye: Manchester City'nin kalesini Donnarumma'ya emanet etmesi mi dersin, Rodri'nin yanında Reijnders'ı görmemiz mi? Foden, Doku falan derken, bir de bakmışız Haaland sahnede. Tamam, City'nin parası çok ama bu kadar da 'al gülüm ver gülüm' bir kadro olmaz ki! Hadi City neyse, Napoli'nin kadrosu bambaşka bir mizah şöleni. Savic'ten, Di Lorenzo'dan sonra bir anda 'De Bruyne' ismini görmek... Yanında McTominay, ilerde Höjlund... Yahu, Manchester United mı bu Napoli, yoksa tüm Avrupa'yı mı satın almışlar da bizim haberimiz yok?
Tüm bu yıldız karmasının, ya da daha doğrusu 'transfer bütçesini aşmış' kadroların kapışmasında ilk düdük çalmış. Maç yeni başlamış, tabelada da 0-0'lık o 'nefes kesen' skor duruyor. E tabii, bu kadar yıldız karması bir araya gelince, topu kimin kime atacağı, kimin hangi takımda oynadığı çözülene kadar birkaç dakika geçmesi normal. Neyse, haydi bakalım, bu karışık kadrolarla kim kimi yenecek, kimin kalecisi hangi takıma aitmiş ortaya çıkacak!