Galatasaray'ın patronu Dursun Özbek, Ramazan bereketi iftar sofrasında, sağ olsun, hem kulübün hedeflerini anlattı hem de TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'na ince bir mesaj yolladı. Anlaşılan, ikilinin arası biraz açıkmış, başkan "Uzun zamandır görüşmüyoruz, rahatsızlığında ziyaret ettim o kadar" diye üstü kapalı bir sitemde bulundu. Ama asıl bomba "Görüşmeler dezenforme edildiği için pek sağlıklı olduğunu düşünmüyorum" cümlesi oldu. Yani muhabbet edince hemen çarşaf çarşaf haber oluyor, anlamı kayıyor falan. E haklı tabii, futbol kamuoyu da hemen her lafın altından bir şey arar. Ama merak etmeyin, başkanımız kibarlığı elden bırakmamış, "Federasyon başkanı protokolde her zaman vardır, bir davetiye beklentisi içinde olamaz. Her zaman gelebilir. Bekliyoruz. İnşallah gelebilir" diyerek, adeta 'buyur gel kahve içelim, dertleşelim' der gibi bir kapı açtı. Bakalım Hacıosmanoğlu bu 'davetsiz davete' icabet edecek mi, yoksa 'deforme' olmasın diye gelmeyecek mi? Futbolumuzun bu 'bekleyişli' hallerini seviyoruz.
Midenin doyduğu, kalplerin yumuşadığı iftar masasında Dursun Başkan, elbette sadece bekleme pozisyonunu açıklamadı. Kulübün vizyonunu da bir güzel serdi ortaya. Son üç sezondaki şampiyonluklara değinip, 'bu sene de alırız inşallah' dedi. Yetmezmiş gibi, 'Avrupa'da başarı' deyip gözünü Liverpool maçına dikti. Yani sadece ligi düşünmüyoruz, Avrupa'da da mangalda kül bırakmıyoruz mesajı verdi. Ama asıl şov, 'Aslantepe projesi' ve '100 yılın projesi' tanımlamalarıyla geldi. Stat yanındaki 60 dönüm araziye basketboldan voleybola, yüzmeden salon sporlarına ne ararsanız var olacak bir kompleks konduracaklarmış, hem de 200 milyon dolara! Vay babam vay! İstanbul'u olimpiyatlara hazırlayan cinsten bir proje dediler, bizim başkan da bu işe dört elle sarılmış. 'Olimpiyatlara hizmet edecek' diyerek vizyonu arşa çıkardı. Eh, az buz değil, 100 yılın projesi bu.
Sadece beton ve madalya konuşulmadı tabii. Paranın pulun da hesabı verildi. Florya'dan gelecek o devasa parayı (40-50 milyon dolar) amatör sporlara aktaracaklarmış, tek kuruşuna dokunmayacaklarmış. İyi vallahi, futbolun getirisini diğer branşlara aktarmak güzel fikir. Stat gelirlerinin 85 milyon avroya çıktığını, ortalama 45 bin seyirciyle bazı maçlarda 60 bini zorladıklarını da ekledi. Mağazacılıkta da Avrupa devleriyle yarışır hale gelmişiz, yılda 1 milyondan fazla forma satıyormuşuz. Helal olsun! Bütün bunların sonucunda da 'Galatasaray'ı Avrupa'da ilk 5-10 kulüp arasına sokacağız' gibi iddialı bir hedef belirledi. Son olarak da Okan Buruk'a tam destek verdi: 'Çok sevdiğim, başarılı bir kardeşim, 50 sene çalışsak ne ifade eder bilmem ama o bu kulübün evladı, kapımız her zaman açık' dedi. Yani Buruk'un koltuğu şimdilik sağlam, ama futbol bu, 50 sene biraz abartı tabii. Ne diyeyim, başkanımız hem projelerle hem de ince mesajlarla dolu dolu bir iftar geçirdi. Darısı diğer kulüp başkanlarının başına!