Şimdi efendim, bizim Ozan Kabak Hoffenheim'da top koştururken öyle bir açıklamalar yapmış ki, insan 'vay be' demeden edemiyor. Ağır bir ön çapraz bağ sakatlığı yaşamış, 'Çok kötüydü, kabullenmesi zordu' diyor. E, zor olur tabii canım. Tam kariyerinin zirvesine doğru gidiyorsun, iyi bir sezon geçirmişsin, Almanya'da kendi evinde Avrupa Şampiyonası'nda oynayacaksın diye hayaller kurmuşsun, puf! Bütün hayaller suya düşmüş. Yetmezmiş gibi, Türkiye ilk maçını oynarken bu ameliyat masasındaymış. İlaçların etkisi altındayken bile maçı görünce başlamış ağlamaya. Vallahi benim de içim cız etti, gözyaşlarını tutamadığına göre sağlam bir dram yaşamış çocuk. Geçmiş olsun Ozan'ım, kalbimiz seninle.
Sonra dönelim Liverpool macerasına... Orada da kısa bir süre kalmış olsa da, taraftarla aramız iyiydi diyor Ozan. E tabii, 20 yaşında gencecik çocuk, bir anda Liverpool'da. Baskı dağ gibi, takım zaten o dönem pek iyi gitmiyormuş. Ama asıl bomba ne biliyor musunuz? Klopp amca gelip demiş ki 'Ozan'ım, biz seni almayacağız.' Haydaaa! Gerçekten üzücü bir anmış, kabul etmesi zor tabii. Düşünsene, adama imzayı attırdıktan üç gün sonra kadroya almışsın, altı gün sonra ilk 11'de oynatmışsın, 'ben bu çocukta gelecek görüyorum' der gibi, sonra da 'yok, kısmet değilmiş' demişsin. Klopp da fena değilmiş hani, önce umut verip sonra hayal kırıklığı yaşatmakta uzman gibi.
Gelelim en can alıcı yere, Galatasaray ile Liverpool maçı yorumuna. Ozan Kabak öyle bir diplomatik bir açıklama yapmış ki, iki eski sevgilinin fotoğrafını yan yana koyup 'ikisini de çok seviyorum' demek gibi. 'Galatasaray beni ben yaptı, Liverpool dünyaca ünlü oyuncu yaptı' diyor. Tamam Ozan'ım, anladık ikisi de senin için önemli. Ama maçı izlerken, hangi tarafın golüne daha çok sevineceksin, onu da söyle bari! Gerçi Galatasaray'ın ev sahibi avantajı, taraftar gücü var diyor, bir tarafını belli etmeden de duramıyor. Ne diyelim, ilginç bir maç olacakmış, Ozan'ın gönlü kimden yana tam belli değil, o kesin.