Efendim, buyurun kahveleriniz, dedikodumuz hazır! Şampiyonlar Ligi'nde Liverpool'u ağırlayacak Galatasaray'da, stoper Davinson Sanchez sahneye çıkmış basın toplantısında. Sanki dünyanın en büyük sırrını çözmüş edasıyla bir konuştu, pir konuştu.
Demez mi Davinson efendi, "Türk futbolu çok gelişti" diye? Yahu Davinson'um, sen ta Kolombiya'dan gelip birkaç ayda bizim her hafta sonu maruz kaldığımız, geliştiğini (!) sandığımız ligi yeni mi fark ettin? Biz de burada yıllardır 'acaba bir adım ileri gidebildik mi' diye kafa yoruyoruz, sen olayı çözmüşsün, helal olsun! Neymiş efendim, "Biz buraya sadece kendimizi denemeye gelmedik"miş. E iyi de, o zaman ne yapmaya geldiniz Şampiyonlar Ligi'ne? Liverpool'la çay-çekirdek partisi mi yapacaksınız, ne sandınız burayı?
Bir de üstüne basmış: "2-3 gün önce maç oynamamız bir şey ifade etmiyor." Tabi canım, siz Liverpool maçını RAMS Park'ta halı saha maçı zannediyorsunuz herhalde, kondisyon mocondisyon hikaye! Dünyanın en büyük turnuvasıymış, motivasyona gerek yokmuş falan... Vallahi bravo Davinson, bu rahatlık bende olsa, her hafta piyango bileti alıp köşeyi dönerdim. Ayrıca Şampiyonlar Ligi'nde en çok süre alan oyuncu olması da ayrı bir gurur kaynağıymış. "Bunu yönetmek kolay değil" diyor. E be aslanım, o dakikaları toplarken sadece saha içinde kalmak için mi uğraştın? Bir de "Takım arkadaşlarıma müteşekkirim, onlar da bana yardımcı oluyor" demesin mi? Tabi Davinson'um, sen o kadar dakikayı toplarken onlar da sana top getirdi, su verdi, işini kolaylaştırdı, değil mi? Ne sandın, tek başına mı oynayacaksın koca Şampiyonlar Ligi'ni?