Şampiyonlar Ligi denen o devler arenasında, Galatasaray hocası Okan Buruk, Liverpool maçı öncesi kameraların karşısına geçmiş, bildik basın toplantılarından birini yapıyordu. Ama bu sefer durum biraz farklıydı sanki. Meğer bizim İngiliz gazeteci arkadaşlar, 'büyük takdir gören' bir soruyla ortalığı biraz şenlendirmiş. Valla helal olsun, insanı güldürmek de bir meziyet neticede!
Okan Hoca, tabii ki önce takımının hedeflerini, beklentilerini anlattı. 'Üstünlük sağlayacağız, ligi de kupayı da istiyoruz, Şampiyonlar Ligi'nde de ilerleyeceğiz' falan filan... Belli ki masada boş tabak bırakmak yok, hepsini istiyoruz. Liverpool'a da bir ayar çekmeyi unutmadı: 'Ligde işleri bitik, bütün umutları Şampiyonlar Ligi.' Aman aman, kağıt üstünde favori Liverpool olsa da, hocanın morali yüksek gibiydi. Eh, 3 günde bir maç oynayan bir takım için 'bahanemiz yok' demek de kolay iş değil, helal olsun.
Gelgelelim asıl patırtıya: Sarı kartlar! Düşünsenize, yedi tane oyuncunuz sınırda, bunların dördü savunmacı, kaleci desen ayrı dert, iki de hücumcu... Okan Hoca'nın başı ağrımaktan herhalde aspirine doping testi çıkar. 'UEFA bu kartları silmeliydi!' diye isyanı basmış haklı olarak. Zaten yetmezmiş gibi, bir de taraftarımızın Anfield'a gidememe cezası var. Hoca 'Adil değil!' diye isyan etti, 'Polisin tavrına da bakmak lazım' diyerek ince bir mesaj verdi. Sanki bizim taraftarımız İngiliz turisti gezmeye gidiyor, polis niye öyle davrandı sanki? Ve o meşhur İngiliz gazetecinin 'Roland Sallai' sorusu... Vallahi Okan Hoca bile 'Sallai mi? O kim yahu?' diye içinden geçirmiştir kesin. Ama profesyonellik işte, 'önemli işler yapıyor, düşünebiliriz' deyip geçiştirdi. Kim bu Sallai, hangi ligde, neden soruldu, hala muamma. Belki gazeteci kendi fantezi ligi kadrosuna almak istiyordu da bize sordu, kim bilir!
Yeni transferlerden de memnunmuş hoca, 'özgüvenimiz yüksek' diyor. E haklı tabii, yedinci sarı kartı görenin yerine kim oynayacak derdini düşünen bir hoca için yeni yüzler ilaç gibidir. Liverpool'un duran toplardaki ustalığına da değindi, 'Van Dijk falan var, uzunlar çok' dedi. Ama bir yandan da 'duran toplardan gol de yiyorlar' diye taktiği de ele verdi. Yani topu kaptık mı, hooop uzun top ileri, Van Dijk'ın boşluğuna koş! Anlaşılan Liverpool maçı sadece futbol değil, Okan Hoca'nın strateji dersi de olacak. Bakalım bu 'tecrübe' dolu maçtan nasıl bir sonuç çıkacak!