Arkadaşlar, geçen hafta sonu Kadıköy'de öyle bir maç izledik ki, sanırsın bir dram filmiydi, futbol maçı değil. Fenerbahçe abimiz yine yaptı yapacağını, Samsunspor karşısında iki kere geriye düştü. Hani bazen maçları kendi kendine zorlaştırmayı severler ya, yine o moddaydılar. Taraftarların tansiyonu tavan, koltuklar dişleniyor, 'Hoca n'apıyorsun?' sesleri koridorlarda yankılanıyor... Tam o esnada, sanki bir film sahnesinden fırlamış gibi, sahneye kim çıktı dersiniz? Evet evet, Sidiki Cherif! Kaptan-ı Derya misali, gemiyi batmaktan kurtardı.
Şimdi gelelim olayın 'çılgınlık' kısmına. Maç 1-2 giderken, millet saate bakıp 'bitti bu iş' derken, önce 90. dakikada Nene 'Durun daha bitmedi!' dedi, skor 2-2 oldu. Eee, tamam beraberlik de iyidir derken, bir de baktık 90+5! Beş! Ne oluyor beyler? Korner, kafalar, karışıklık derken top bir anda Cherif'in önünde. O da affetmedi, 'gol' dedi. Tribünler patladı, Kadıköy sallandı! Almanya'dan Gine'ye, L'Equipe'ten Guinee Foot'a, herkes bu 'çocuk'u konuşuyor. Gine basınında 'Bizim Sidiki yine yaptı yapacağını!' diye manşetler atılırken, Fransızlar Guendouzi ile birlikte pasını verdi sanırsın! Valla dünya basınında bu kadar yer bulmuş bir 90+5 golü, az bulunur cinsten.
Şimdi Samsunspor cephesi muhtemelen 'Nasıl kaçırdık biz bu maçı?' diye kara kara düşünüyordur. Ama futbol bu işte, son düdük çalmadan bitmiyor. Fenerbahçe de bu galibiyetle şampiyonluk yarışında 'ben buradayım' dedi, Galatasaray'ın ensesinde soluk alıp vermeye devam ediyor. Yani anlayacağınız, bu ligde heyecan bitmez, maçlar uzatmalara kalır, kalpler ağza gelir, ama sonunda bir kahraman çıkar, topu filelere gönderir. Bu seferki Sidiki Cherif oldu. Eline sağlık koçum, biz de kahve sohbetlerimize malzeme bulduk!