Yine bir sabah, yine gazetelerin o bildik ‘spor’ sayfaları... Takvimler 9 Mart 2026’yı gösterirken, insan ister istemez düşünüyor: Acaba bugün hangi yıldız futbolcu, daha önceki 15 takıma transfer iddialarından sonra, bizim büyüklerden birine ‘gelmek üzere’ diye yazılacak? Ya da hangi başkan, yine kimsenin anlamadığı, havada kalmış bir cümle kurup gündemi sallayacak?
Günün spor manşetleri ve 'en yeni gelişmeler' adı altında sunulan bu haberler, adeta bir kahve falı gibi. Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor... Bu 'dört büyükler'imizin transfer haberleri olmadan bir gün geçirmesi, herhalde uzaylıların Süper Lig’e gelmesinden bile daha büyük olay olurdu. 9 Mart 2026 tarihli gazetelere bir dakikada göz atmak deniyor, ama o bir dakikada eminim ki 'Mbappe Beşiktaş'ta', 'Messi Fenerbahçe'ye imza attı ama kimseye söylemeyin' gibi manşetler gözümüzden kayıp gitmiştir.
Yani anlayacağınız, ortada yine 'geliyor, gidiyor, kesin anlaştı ama henüz açıklanmadı' senfonisi çalıyor. Sanki biz bu hikayeleri her gün okumuyormuşuz gibi, her yeni gün bir öncekinden daha 'son dakika' bir haberle karşımıza çıkılıyor. Ne diyelim, bizim de futbol keyfimiz biraz bu dedikodulara, bu 'acaba doğru mu?' gerilimine bağlı değil mi? Yoksa sadece sahadaki oyunla mı yetineceğiz? Asla!