Arkadaşlar, hazırlanın! Futbol dünyası öyle bir yer ki, bazen 'bir daha asla' dediklerimiz 'tekrar' oluyor. İşte karşınızda Gençlerbirliği ve teknik direktörlük koltuğuna bu sezon ikinci kez Volkan Demirel'i getirme hikayesi! Hani derler ya, 'aşk yeniden' diye, herhalde bu da 'teknik direktörlük macerası yeniden' falan oluyor. Daha ilk döneminin mürekkebi kurumadan, takımın başında tekrar görmek... Ne diyelim, ya takım ondan vazgeçemiyor ya da Volkan Hoca masada telefonunu unuttu, almaya geldi! İlk sınavları da pek öyle kolay lokma değil, Alanya deplasmanı. Haydi geçmiş olsun Gençlerbirliği, hayırlı olsun Volkan Hoca!
Trendyol Süper Lig'in 25. haftası, Alanya Oba Stadyumu, saat 8 akşam... Ortam hazır, hakem Reşat Onur Coşkunses de düdüğü çalmaya hazırlanıyor. Levent Şahin'le yollar ayrılmış, bizim Volkan Hoca da 'Ben bu filmi görmüştüm!' diyerek tekrar sahneye çıkmış. Bakalım bu sefer senaryoyu değiştirebilecek mi, yoksa aynı sonla mı bitecek? İlk gelişinde kısa bir süre (hatta o kadar kısa ki takvimde yeri zor bulunuyor) görev yapmıştı. Şimdi 'benim bitmemiş işlerim var' misali geri döndü. Gençlerbirliği 24 puanla 12. sırada, son dört maçta iki beraberlik, iki mağlubiyet... Takım bayağı bir 'çıkış yolu arıyorum' modunda. Volkan Demirel'in bu ikinci döneminde, Alanyaspor'u yenip bir 'ben buradayım' demesi şart, aksi halde bu 'ikinci bahar' çok erken kışa dönebilir.
Ama gelin görün ki, Volkan Hoca'nın bu 'yeni başlangıç' heyecanına küçük bir gölge düşmüş: Tongya isimli kardeşimiz sarı kart cezalısıymış, oynayamayacak. Ee, hayırlı olsun derken, eksik parçayla başlamak da kaderde varmış. Bakalım bu 'ikinci el' dönem, Gençlerbirliği'ne taze kan mı getirecek yoksa sadece eski defterleri mi karıştıracak? Biz de çaylarımızı alıp izleyeceğiz, bu futbol hikayesi nereye varacak diye... Meraklandık valla!