Efendim, futbol dünyası bazen yeşil sahalardan çıkıp adeta bir dedektiflik bürosuna dönüşüyor. Misal, Fenerbahçe cephesinde yaşanan son olay… Kasımpaşa maçından sonra sarı-lacivertli futbolcular soyunma odasına giderken, birileri de 'sözlü müdahale' işine girişmiş. Kulüp yetkilileri de tabii ki boş durmamış, adeta bir Sherlock Holmes edasıyla stat güvenlik kameralarını tarayıp tarayıp tam beş tane 'sözel akrobatı' tespit etmiş! Vay be, sanki atom bombası fırlatmışlar da ortalık karışmış gibi bir hal... Beş kişiye bu kadar dedektiflik mi yapılır, diye sormayın, kulübün hassasiyetidir, bilemeyiz. Ama maçı değil de, maçtan sonrasını kameralardan izlemek de enteresan bir hobi olsa gerek.
Olay yeri incelemesi sonucu ortaya çıkan detaylara göre, bu 'sözlü saldırı' Fenerium Alt D Blok merdivenlerinde gerçekleşmiş. Hani dersin ki, 'Ulen ne dediler de bu kadar büyüdü olay?' Kulüp, öyle bir titizlikle çalışmış ki, bu beş arkadaştan bazılarının biletleri farklı bloklara ait olmasına rağmen, sanki gizli bir operasyon yaparcasına ilgili alana sızmayı başardığı bile tespit edilmiş. Helal olsun valla, bu azimle sahada oynasalar belki bir şeyler olurdu da, tribünde olunca… Ne diyelim, 'Sen o bileti nasıl aştın gardaş?' sorusunun cevabı da artık kulübün kara kutusunda.
Peki, bu 'sözel taarruz'un bedeli ne oldu? Ağır abi, ağır! Kulüp, hemen yasal işlemi başlatmış. Yetmemiş, yarınki Samsunspor maçından itibaren sezon sonuna kadar bu beş kişiye bilet yasak, kombinesi olanların kombinesi iptal. Yani bir nevi 'futbol sürgünü' cezası kesilmiş. Kulüp de bu vesileyle 'Bu işin peşini bırakmayız, benzer davranışlara asla müsamaha göstermeyiz' mesajını net bir şekilde vermiş. Hadi bakalım, gol kaçıran futbolcuya kızmak başka, küfür etmek başka. Umarım herkes bu ince çizgiyi çizer de, bu CSI'lık işleri kulüplere daha fazla kalmaz. Sonuçta maç izlemeye gidiyoruz, 'suç mahalli' incelemeye değil, öyle değil mi?