Duyduk duymadık demeyin, Victor Osimhen'in umutları resmen iflas bayrağını çekmiş! Biz de sandık ki, adamcağız futbolu bırakıp köye dönmüş, çiftçiliğe başlamış. Meğerse yine bir futbol draması dönüyormuş sahalarda. Yani şimdi ne oldu? Gol krallığı mı gitti, Şampiyonlar Ligi rüyası mı suya düştü, yoksa o hayalini kurduğu dev transfer mi başka bahara kaldı? Manşetler öyle bir coşmuş ki, sanki Osimhen'in yerine biz üzüldük, biz hayal kırıklığına uğradık. Ah be Victor, sen ki Napoli'nin gol makinesi, rakiplerin korkulu rüyasıydın, nasıl oldu da bu umut denen şey seni terk etti? Yoksa o umutlar aslında hiç senin olmamış mıydı, hep mi ödünçtü?
Şimdi efendim, işin aslı nedir, tam olarak öğrenemesek de (çünkü haber metni sadece başlığı vermiş, içini boş bırakmışlar, sanki biz kahinmişiz gibi!), anlaşılan o ki, Osimhen cephesinde pek de parlak günler yaşanmıyor. Ya o son maçta penaltıyı kaçırdı da takımının şampiyonluk umutlarına baltayı vurdu, ya da transfer dedikodularında adı geçen kulüpler 'yok artık, bu kadar da değil' dedi. Belki de doktorlar 'sevgili Victor, sen bu sezon daha topa tekme atamazsın' demiştir. Kim bilir, belki de en basitinden, o çok istediği yeni oyun konsolunu alamamıştır. Yani sonuçta, bizim de her gün umutlarımız bitiyor, sabah uyandığımızda 'bu hafta da maaş az kaldı' diye, ne yapalım, futbolcu diye onunki daha mı dramatik olsun?
Ama durun! Bir dakika! Futbol dünyasında 'umutların bitmesi' ne zaman kesin oldu ki? Bir bakmışsınız, yarın bir gol atar, bir transfer kapısı aralanır, sakatlıktan jet hızıyla döner, yeniden herkesin diline düşer. Bu 'umut bitti' haberleri biraz da 'bomba patladı' haberleri gibi, genelde pimini çekip kenara kaçarlar. Bizim Osimhen de öyle kolay pes edecek delikanlılardan değil. Belki de bu 'umut bitti' olayı, yeni ve daha büyük umutlara yelken açmak için sadece küçük bir mola, kim bilir? Hadi bakalım Osimhen, bizi utandır da o biten umutların üstüne bir kat daha çık!