Hani derler ya 'eski dostlar pazar kahvaltısında bir araya geldi', işte Fenerbahçe'de durum biraz öyle. Kulübün eski tüfeklerinden, sol ayağıyla topu konuşturduğu kadar hakemleri de konuşturmasıyla bilinen Şenol Çorlu, nihayet yuvasına döndü! Ama bu sefer kramponları değil, not defterini almış gelmiş. Anlaşılan Fenerbahçe, 'madem sahada topa kızan, maç kaybedince duvar yumruklayan nesil bitti, biz de işi ehline verelim' demiş. Artık topa sadece 'sen niye bana gelmiyorsun' diye sormayacak, aynı soruyu gençlere de sorduracak.
Şenol Hocamız, Sarı-Lacivertli futbol akademisinin genel koordinatörü oldu. Yani, geleceğin Mesut Özil'lerini değilse bile, en azından topa hakemden daha çok itiraz etmeyen, takım ruhuna uygun, "efsane sol ayak" potansiyelli gençleri yetiştirme misyonu onun omuzlarında. 1984-1992 yılları arasında çubukluyu terletip ikişer Süper Lig ve Türkiye Kupası kaldırmış bir efsane sonuçta. O zamanlar topu filelere gönderirken, şimdi genç beyinlere nasıl futbolcu olunur dersini verecek. Düşünsene, antrenman sonrası gençlere, 'Bak evladım, top seni dinlemiyorsa sen de onu dinleme, ama hakem düdük çaldığında sakin kalmayı öğren' diye nasihatler verdiğini.
İmza töreninde Genel Sekreter Orhan Demirel ile Yönetim Kurulu Üyesi Ozan Vural da hazır bulunmuş. Herhalde Şenol Hoca'ya, 'Hocam, bize öyle gençler yetiştir ki, ileride taca giden topa bile taraftar "ne güzel attı" desin' diye brifing vermişlerdir. İşin şakası bir yana, bu hamle Fenerbahçe'nin akademiye verdiği önemin ve deneyime duyulan saygının bir göstergesi. Artık beklenti büyük; Şenol Hoca'nın tecrübesiyle Türk futboluna nice cevherler kazandırması umuluyor. Yalnız gençler dikkat edin, hoca maç kaybedince soyunma odasında duvara yumruk atarsa şaşırmayın, eski alışkanlıklar kolay kolay değişmez, en azından bir dönem!