Arkadaşlar, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde yeni sezon başlıyor, biz de merakla Galatasaray'ın Frankfurt deplasmanındaki maçını bekliyorduk. Tam 'Şampiyonlar Ligi havasına girelim' derken, Almanya'dan öyle bir haber geldi ki, ağzımız açık kaldı! Sanırsın Şampiyonlar Ligi maçı değil de, mahalledeki halı saha turnuvasına delege yazılacaklar. Alman ekibi Frankfurt, bizim Cimbom'un 20 kişilik heyetini 'yok canım, o kadar da değil' diyerek resmen yarıya indirmiş, 10 kişi sınırı koymuş. Sanki kişi başı kontenjan var, kuyrukta bekliyorlar!
Bu ne demek oluyor derseniz, sahada top koşturacak 11 adamın arkasındaki o koca ordu, yani analiz ekibi, o sihirli elleriyle kasları rahatlatan fizyoterapistler, hatta olası bir acil durum için bekleyen 'ikinci' doktorumuz ve iletişimcilerimiz... hepsi yedek kulübesinin arkasındaki o 'VIP' yerden mahrum kalmış. Maçı 90 dakika boyunca, neredeyse ayakta, kulübenin hemen oralarda, camdan izler gibi seyredeceklermiş. Hani sanki yaramazlık yapmış da, öğretmen onları kenara oturtmuş gibi! Şimdi kim analiz edecek rakibin zayıf yönlerini anlık, kim sakatlanan oyuncuya ilk müdahaleyi yapacak, ilk doktorumuzun kahve molasına ihtiyacı olursa ne olacak?
Yani anlayacağınız, Frankfurt maçı öncesi ortalık 'delegasyon krizi' diye çalkalanıyor. Şampiyonlar Ligi'ne böyle bir 'hoş geldin' beklemiyorduk doğrusu. Almanlar 'disiplin' derken, herhalde bu kadarını kastetmiyorlardı. Yoksa bu, rakip takımı mental olarak çökertme operasyonu mu? 'Biz o kadar az kişiye izin veririz ki, siz zaten maçtan önce moralmen biter, maça çıkamazsınız!' mesajı mı veriyorlar? Ne diyelim, Cimbom'un oyuncuları artık kendi kendilerini analiz edip, kendi kaslarına masaj yapacaklar gibi duruyor. Bir dahaki sefere 9 kişi yola çıksınlar, garanti olsun bari!