Bizim ufak tefek ama yüreği kocaman Uruguaylı orta saha dinamosu Lucas Torreira, yine yapmış yapacağını, kafaları karıştırmış! Sözleşmesi 2025'te bitecekmiş, sanki gitmeye çok niyeti varmış gibi El Espectador'a açmış içini. Yok efendim, Galatasaray'da çok mutluymuş, tarih yazmaya devam etmek istiyormuş. İyi güzel de, bir yandan da Uruguay Milli Takımı'nda yer bulma derdinde.
Hatta bizim Marcelo Bielsa hocaya attığı bir laftan dolayı da 'Kırdıysam özür dilerim, kötü niyetli değilim' diye adeta tıpış tıpış geri adım atmış. E tabii, Dünya Kupası rüyası varken, Bielsa'nın gönlünü almak lazım değil mi Lucas'çım? Bir de demiş ki, 'Dört yıldır buradayım, çok mutluyum.' Valla Lucas'çım, biz seni iki yıldır tanıyoruz ama sen dört yıldır mutluysan, bizden iyisi yok. Belki de zaman algısı bize göre farklıdır, kim bilir?
Ama hemen panik yapmayın, Torreira öyle kolay kolay bırakmaz Galatasaray'ı. 'Beni seven yerde oynuyorum, Galatasaray bana oynama özgürlüğü veriyor' diye ballandıra ballandıra anlatmış. Zaten Alanyaspor maçında kaptanlık pazubandını takıp gol attıktan sonra tribüne atlayışı var ki, sormayın gitsin! Kırmızı kartı bir an unutup tribünlere atlayan, sonra 'ben niye atladım ki şimdi?' diye düşünen bir Torreira sahnesi gözümde canlandı. Şampiyonlar Ligi rüyaları da devam ediyor tabii. 'Liverpool'u, geçen yıl Tottenham'ı yendik' demiş. Vay be, Lucas'çım ne maçlarmış onlar öyle! Bizim unuttuğumuz bir şeyler mi var acaba? Gerçi 'Hayal kurmaya devam etmek istiyoruz' dediğine göre, belki de kendi hayal dünyasında yenmiş olabilir, ne diyelim. Bu sezon 35 maçta 3 gol, 4 asistle de orta saha için fena sayılmaz. Yani Torreira, bir ayağı Türkiye'de, bir ayağı Uruguay'da, aklı Dünya Kupası'nda ama gönlü Galatasaray'da, tam bir gönül adamı! Gitmiyor, ama bir gün gitmek isteyebilir, ama istemiyor... İşte Torreira klasiği!