Arkadaşlar, bakın şimdi ne haber vereceğim size! Bizim temsilcimiz Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi'ndeki rakibi Liverpool, bu aralar kendini "Acaba bu ben miyim?" diye sorgularken bulmuş. Hani şu eski gücünden eser kalmayan, "Nereden nereye geldik!" dedirten bir performansla, Premier Lig'in sonuncusu Wolverhampton'a bile 2-1 mağlup olmuşlar. Ciddiyim, sonuncu takıma! Bu sezonki 9. yenilgileri oldu bu. Artık "yenilmez Armada" değil, "herkese yenilen Armada" olma yolunda emin adımlarla ilerliyorlar sanki. Sanırsın Devler Ligi provası değil, "Devler Ligi'ne nasıl gitmeyiz" eğitimi almışlar.
Tabii ki bu durum İngiliz basınının ağzına bal çalmış. Yok "utanmaları gereken bir durum", yok "gelecek yıl Şampiyonlar Ligi'ni bile göremezler" diye bas bas bağırmışlar. Hatta teknik direktör Slot Hoca, kenarda saçını başını yolarken görüntülenmiş. Adamcağız neye uğradığını şaşırmıştır herhalde. Düşünsenize, bir de Premier Lig rekoru kırmışlar: Öne geçtikleri veya kontrol ettikleri beş maçı kaybetmişler! Resmen "biz öne geçmeyelim, yoksa kesin kaybederiz" diye bir taktik geliştirmişler. Bu da bir başarı tabii, tebrik etmek lazım, herkes başaramaz böyle bir istikrarı!
Şimdi bizim Cimbomculara buradan müjdeyi verelim: Rakibiniz cayır cayır yanıyor, moraller sıfırın altında. Saha içinde adeta "bizi kim kurtaracak?" diye feryat ediyorlar. Bu kadar kaosun, bu kadar çaresizliğin olduğu bir ortamda, Galatasaray'ın yapması gereken tek şey, sahaya çıkıp "Merhaba, biz geldik!" demek. Slot Hoca'ya da buradan bol şans diliyorum, bakalım Galatasaray maçından sonra ne gibi rekorlara imza atacaklar... "Şampiyonlar Ligi'nden elenme" rekoru falan belki? Hadi bakalım, sahadan bol bol malzeme bekliyoruz!