Başkan Ertuğrul Doğan, Trabzonspor'u öyle bir gecelik aşk gibi görmediklerini, her sezon şampiyonluğa oynayan, kalıcı bir dev yapacaklarını açıklamış. Yani öyle bir parlayıp bir sönmek yok, sürekli zirve yarışı varmış. Ama nasıl olacak bu iş? Başkan oturmuş, 'bakın beyler, öyle kafadan atma değil, üç temel eksen üzerine kurduk bu işi' demiş. İlk madde: 'Finansal olarak yeniden yapılanma!' Yani bildiğimiz dilde, 'Önce şu cep delik cepken delik durumunu düzeltelim, kasayı dolduralım!' demek istemiş. Gelir-gider dengesiymiş, borç yükünü azaltmakmış, rasyonel harcamalarmış... Yok öyle kısa vadeli, günü kurtaran işler; uzun vadeli, geleceği ipotek altına almayan bir model kurmuşlar. Valla, kaç başkandan duyduk bu 'mali disiplin' laflarını, hadi hayırlısı diyelim.
İkinci maddeye geçmiş başkan: 'Sportif akıl ve kadro planlaması!' Demiş ki, 'Şimdiki futbol, sadece tutkuyla yönetilmez!' Yani öyle sadece 'bas gaza, ver coşkuyu!' devri bitmiş, artık veriymiş, planlamaymış... Transferde denge olacakmış, gençlerle tecrübeliler harmanlanacakmış, altyapıdan da oyuncu fışkıracakmış. Öyle 'bir sezonluk çıkış' falan yokmuş, her sezon zirveye oynayan bir Trabzonspor inşa edeceklermiş. Güzel hedefler, şahane planlar. Bakalım sahada bu planlar ne kadar 'veri'ye dayanacak, ne kadar 'menajerlerin tatlı ricasına'.
Ve son madde: 'Kurumsal güç ve marka değeri!' Başkan diyor ki, 'Trabzonspor öyle dandik bir kulüp değil, büyük bir marka!' Bu markanın değerini artırmak için sponsorlukları geliştirecek, dijitalleşme patlaması yaşatacak ve kurumsal yönetim standartlarını yükselteceklermiş. Şeffaflık, hesap verebilirlik, disiplin... Vallahi sanki dev bir holdingin CEO'sunu dinledik! 'Günü kurtaran reflekslerden uzak duracağız, stratejik sabır ve ortak akılla hareket edeceğiz' diye de eklemiş. Kağıt üzerinde her şey şahane duruyor başkanım, şimdi sıra bunları sahaya, kasaya ve camiaya yansıtmada. Hadi bakalım, bu '3 madde' formülü Trabzonspor'u gerçekten 'kalıcı bir güç' yapabilecek mi, hep birlikte göreceğiz!